İHOP'dan "İfade Özgürlüğü: İlkeler ve Türkiye" konferansı
İnsan Hakları Ortak Platformu (İHOP) dün (30 Kasım) "İfade Özgürlüğü: İlkeler ve Türkiye" başlıklı uluslararası kapsamlı bir konferans gerçekleştirdi.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (SBF) İnsan Hakları Merkezi'nin desteğiyle üniversiteye ait Aziz Köklü Konferans Salonu'nda yapılan İnsan Hakları Ortak Platformu'nun "İfade Özgürlüğü: İlkeler ve Türkiye" başlıklı uluslararası konferansında, "İlkeler, Uluslararası Standartlar ve Türkiye" ve "İfade Özgürlüğü ve Kutsal Değerler" başlıklı oturumlar gerçekleştirildi.
Bilgen: Yetkililer inisiyatif almıyorlar
Konferansın açılışını yapan Ankara Üniversitesi SBF İnsan Hakları Merkezi müdürü Gencay Şaylan, dünyada da güncellik kazanan ifade özgürlüğü gibi bir konunun tartışılmasına ev sahipliği yaptıkları için memnun olduklarını belirtip katılımcılara teşekkür etti.
Şaylan'dn sonra söz alan İHOP dönem sözcüsü Ayhan Bilgen de, ifade özgürlüğüne dair yasal düzenlemelerin yanı sıra bir mantalite sorunu bulunduğunu ifade ederek, yetkililerin inisyatifi eline almadıklarını ve "yetki devri"nden söz etti.
Erdoğan: Türkiye'de ciddi ifade özgürlüğü sorunları var
AÜ öğretim üyesi Serpil Sancar'ın kolaylaştırıcısı olduğu "İlkeler, Uluslararası Standartlar ve Türkiye" oturumunda konuşan Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Mustafa Erdoğan, Türkiye'de ciddi ifade özgürlüğü sorunları bulunduğunu söyleyerek sorunun yargı kültüründen de kaynaklandığını açıkladı.
Hukuk normlarının çıkarılış amaçlarının dışına çıkılmamasını isteyen Erdoğan, hukuk alanını bazen mahkemelerce de ihlal edildiğini savunarak, "Benzer uyuşmazlıklar benzer kararlarla giderilmesi gerekirken, bu böyle olmuyor, zıt kararlar veriliyor" diyerek, bunda "yargıda devlet perspektifinin etkisi" olduğunu kaydetti.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM ) ve Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komitesi kararlarına değinen Londra merkezli Article 19 örgütünden Sophie Redmond ise, bir yılda AİHM 'den 958 nihai karar çıktığını, 27 bin 600 başvurunun ise kabul edilmediğini açıkladı.
AİHM gibi uluslararası mahkemelerin kıstaslarına değinen Redmond, uluslararası yargının büyük ölçüde taraf devletlerin işbirliğine ve iyi niyetine bağımlı olduğunu ve çok az siyasi yaptırımı olduğunu belirtti.
Alataş: Devlet demokratik bir yapılanmaya dayanmıyor
Etkinliğe katılan İnsan Hakları derneği (İHD) Genel Başkanı Yusuf Alataş, Türkiye'de devlet yapılanmasının demokratik bir yapılanmaya dayanmadığını savunarak, "Bizim yargıçlarımızı AİHM 'ye götürerek demokratik bir yapılandırma kazandıramazsınız" dedi.
Alataş, "301 olmasaydı, devlet kurumları ne olacaktı? Önüne gelen devlete mi sövecekti? O yüzden 301'i düzeltmeye kalkışmayalım. Geçmişte girişilen yasal değişiklikler insanımızı incitmiştir. Bir daha aynı şeylere kalkışmayalım" dedi.
Altıparmak: 301 tamamen kaldırılmalı
"İfade Özgürlüğü ve Kutsal Değerler" başlıklı oturumda konuşan AÜ İnsan Hakları Merkezi'nden Kerem Altıparmak ise, hukukun kutsal görünen kavramlarına değindi, ifade özgürlüğü taleplerinin fikirler pazarında doğru bulmak, kişinin kendisini geliştirmek, kendi kararına sahip çıkmak, fikirleri ifade etmenin şiddeti önlediği düşünceleriyle dile getirildiğini ifade ederek, bu yöndeki tezlerden söz etti.
"Şiddet bağlantısı olmayan ifadenin eleştiri olmaması için nesnel bir ölçüt bulunabilir mi?" sorusunu ortaya atan Altıparmak, 301'in değiştirilmesinin anlamsız olduğunu ve tümden yürürlükten kaldırılması gerektiğini aktardı.
Yazdır | kEditor | 01.12.2006, 15:15:00
|