TESEV: Zorunlu göçe çözüm bulunmuyor
TESEV tarafından düzenlenen "Türkiye'de ve Dünyada Yerinden Edilme: Uluslararası İlkeler, Deneyimler ve Çözüm Önerileri" konulu uluslararası sempozyum bugün başladı. TESEV Başkanı Can Paker, zorunlu göç sorununa hala kalıcı ve demokratik bir çözüm geliştirilemediğini söyledi.
Sempozyumun açılış konuşmasın yapan TESEV Başkanı Can Paker, Türkiye'de yüzbinlerce insanın yaşadığı yerinden edilme sorunu adını zorunlu göç olduğunu belirtti. Paker, Türkiye'de, 1984-1999 yıllarında yaşanan çatışmalı süreçten dolayı binlerce köyün boşaltıldığını, yüzbinlerce insanın yerinden edildiğini söyleyen Paker, uygulanmakta olan politikaların bu sorunun çözümü için yeterli olmadığını ifade etti.
İçişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Zekeriya Şarbak ise, Birleşmiş Milletler'in de katkılarıyla Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ''Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması''nın 6 Aralık 2006 günü Ankara'da açıklanacağını ifade ederek, gerek bu konuda TESEV'in hazırladığı raporun, gerekse yeni açıklanacak araştırmanın bundan sonra değerli bir başvuru kaynağı olacağını söyledi.
Şarbak, o dönem, güvenlik nedeniyle yerlerini terk edenlere zamanında hızlı ve sağlıklı bir yerleşim sağlanamamasının asıl sebebinin ''mevzuat eksikliği'' olduğunun tespit edildiğini söyledi. Zekeriya Şarbak, göç eden insanların güvenli bir yerde iskan edilebilmesi için devlete sorumluluk yükleyen, bunun için yetki ve kaynak sağlayan bir mevzuatın var olmadığını belirtti.
Deng: Asıl çözüm, derinde gerçekleşen çatışmanın kökünde
BM Genel Sekreterliği Ülke İçinde Yerinden Olmuş Kişiler eski Özel Temsilcisi Francis Deng ise 2002'de Türkiye'de görev yaptığını anımsatarak, ''Bir ülke, bir sorun olduğunu kabul ediyorsa ve diyaloğa açıksa sorunun ele alınması çok daha kolay oluyor'' dedi. Deng, genelde hükümetlerin bu konuyu bir iç mesele olarak kabul ettiğini ve bu nedenle uluslararası kuruluşların konuya ilişkin araştırma yapmasında tereddütlü davrandıklarını belirtti.
Deng konuşmasında, "Ülke içinde yerinden edilme sorunu bir semptomdur. Ona neden olduğu düşünülen çatışma da öyle. Daha derinde başka bir çatışma vardır. Asıl çözüm bu çatışmanın kök nedenlerinde yatar" dedi. Deng, bunun için de çoğulculuğun, grupları dışlamamanın ve kıyıya itmemenin şart olduğunu vurguladı.
Deng, konuşmasının sonunda Nelson Mandela'nın sözlerini de alıntıladı: "Her insanın içinde bir iyilik olmalı. Kötülüğe takılıp kalmayın. İyiliğinin üzerine bir şey kurun."
Deng çözüm konusunda ise "Her çatışma durumu farklıdır. Çözüm için tek kural yoktur. Ama her çatışmanın çözümü için geçerli bir ilke vardır: Bir kazananın bir de kaybedenin olduğu çözüm olmaz. Kazan-kazan çözümünü aramalısınız." dedi.
Kurban: Araştırmacılar baskı altında
TESEV'in ''Türkiye'de Ülke İçinde Yerinden Edilme Sorunu: Teklifler ve Çözüm Önerileri'' başlıklı raporunu hazırlayan çalışma grubundan Dilek Kurban da, ülke içinde yerinden edilmeyle ilgili çalışanların akademik özgürlüklerinin baskı altında olduğuna dikkat çekti. HÜ'nün araştırma ekibinde yer alan Turgay Ünalan'ın TESEV'in "Zorunlu Göçle Yüzleşmek" kitabıyla ilgili de çalıştığı için görevden alınması ve hakkında idari soruşturma açılmasını anımsatan Kurban, "İdari soruşturma bir yıldan fazladır sürüyor. Bu akademik özgürlüğe müdahaledir" dedi.
Türk bayraklı protesto
Bu arada, sempozyumun yapıldığı Point Otel önünde sabah saatlerinde bir araya gelen ve kendilerini ''Gaspıralı Çalışma Grubu'' olarak adlandıran bazı kişiler, ellerinde Türk bayrakları olduğu halde, sempozyumu protesto etti. Otele girmek isteyen gruba güvenlik güçleri izin vermedi.
Kurban, TESEV'in "Türkiye: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim" almanağında yazıları yer alan Polis Akademisi öğretim üyeleri, Doç Dr. Zühtü Arslan, Dr. Önder Aytaç, Dr. Ertan Beşe, Doç. Dr. İbrahim Cerrah ve Doç. Dr. Mesut Bedri Eryılmaz'a da inceleme ve soruşturma açıldığını anımsattı ve başta hükümet olmak üzere bütün tarafları akademik özgürlükleri korumaya davet etti.
Yazdır | kEditor | 04.12.2006, 16:09:00
|