AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceTelevizyonspaceVideospaceForumspaceProgramspaceKaynaklarspaceLinklerspaceFotolarspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Haberler / Politika

Yaman: Yanlış hesap Diyarbakır'dan dönecek

Yaman: Yanlış hesap Diyarbakır'dan dönecek BDP Grup Başkanı Nuri Yaman, 2007 ve 2009 seçimleri ardından kazandıkları başarıyı hazmedemeyen AKP hükümetinin devletin tüm olanakları ile Kürt halkının iradesini ipotek altına almaya çalıştığını, bu yanlış hesabın ise Diyarbakır'dan döneceğini, önümüzdeki günlerde herkesin göreceğini söyledi.

BDP Grup Başkanı ve Muş Milletvekili Nuri Yaman, BDP milletvekilleri Akın Birdal ve Bengi Yıldız'dan oluşan BDP heyeti, Diyarbakır'daki temaslarının ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya BDP İstanbul Milletvekili Sabahat Tuncel, Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, BDP'li belediye başkanları, il ve ilçe yöneticileri de katıldı. BDP'li heyeti belediye binası önünde çiçeklerle karşılayan Belediye Başkanı Osman Baydemir ve yöneticileri, ardından basının karşısına geçti. BDP Grup Başkanı Nuri Yaman, dün ve bugün Diyarbakır ve Kürt coğrafyasında 10 aydır sürdürülen operasyon ve hukuk dışı uygulamaları yerinde bir kez daha incelediklerini, 'KCK' adı altında gözaltına alınan ve tutuklanan BDP'li seçilmiş ve siyasetçilerin durumunu öğrenmek için geldiklerini söyledi.

'Hükümet devletin imkanları ile Kürt iradesi kırılmaya çalışılıyor'

Kürt sorununun çözümünün her tartışılmaya başlamasının ardından demokratik mücadele yürüten Kürt halkı ve Kürt halkının iradesini temsil eden seçilmişlerin üzerinde hükümet kanalıyla, devletin olanakları kullanılarak bir baskı, yıldırma ve hukuk dışı uygulamaların süre geldiğini söyleyen Yaman, 'Bu uygulamalar ne ilktir ne de sondur. Kürt halkının iradesini temsil eden kişilere uygulanan bu kelepçeleri BDP olarak kınıyoruz. Bu uygulamalar, bu sorunun çözümü olmadığını, bu uygulamalarda Kürt sorunun çözülmeyeceğini vurgulamak istiyorum. Kürt halkının 2007 seçimleri ve yerel yönetimler seçimlerinde Kürt halkının iradesini ortaya koymasına karşı bir hazımsızlıktır ve bunu kırmaya yöneliktir. Ama herkes şunu iyi bilmeli ki demokrasi ve hak mücadelesi yürüten Kürt halkı, bundan önce olduğu gibi bundan sonrada bedel ödemekten çekinmeyecek, birlikte hareketini ve bu mücadelenin bayrağını yükseltmekten geri kalmayacaktır' diye konuştu.

'Hukuk dışı uygulama'

Kürtlerin iradesine Nazi kamplarındaki uygulamalar ile yaklaşıldığını ifade eden Yaman, 'Bu bir yüz karasıdır. Bu halkın iradesine ipotek altına almak isteniyorsa bunda Kürt halkının ne kadar başarılı bir mücadele verdiğini, bundan sonrada yılmayacağını gözlerinin önüne getirmelidirler. Kürt halkı kendi değerlerine sahip çıkmada bundan önce ki beklenti içinde bulunan tavır sergilemeyeceğini buradan duyurmak istiyorum. Kürt halkı 200 yıldan bu yana verdiği özgürlük mücadelesinde 7'den 70'e herkes üzerine düşeni yapacaktır' dedi. Dün ve önceki gün yapılan yeni operasyonlara da dikkat çeken Yaman, 'Halkın yüzde 60 gibi büyük bir çoğunluğu ile seçtiği onurlu bir görevde olan Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'e uygulanan uzun süreli sorgulamalar ve bu sorgulamalar sonucunda kendisine adeta göz dağı olacak şekilde yurt dışına çıkma yasağını da kesinlikle hukuk dışı bir uygulamadır' diye konuştu.

'Yanlış hesabın Amed'den döneceğini herkes görecek'

'KCK' adı altında operasyonlarla Kürt halkının iradesinin ipotek altına alınmaya çalışıldığını dile getiren Yaman, 'Eğer KCK'yi arıyorlarsa KCK'nin kadroları da KCK'nin yeri de bellidir. Bizim tamamıyla yasalara uygun olarak kurulmuş olan partimizin her kademesinde bulunan arkadaşlarımızı zorlama bir hukukla KCK içine konması tamamı ile hukuk dışı ve AİHM'e aykırıdır. Bu yanlış hesaplarda bulunanların, yanlış hesapları Amed'den geri döneceğini ilerdeki günlerde hep birlikte göreceğiz' şeklinde konuştu.

'Can güvenliğin yok' tebligatı bir gözdağıdır

Büyükşehir Belediye Başkanı Baydemir'le ilgili son olarak aldıkları suikast bilgisine ilişkin de bilgi veren Yaman, 'Türkiye'de belli çevrelerin, devletin içindeki bazı kesimlerin devlet adına nasıl durumdan vazife çıkardığına da bu konu bir örnektir. Sayın Baydemir, bütün çalışma ve işlemlerini kamuoyu önünde yapmaktadır. Halkına hizmet vermekten başka bir amacı bulunmamaktadır. Hem bu halkı cezalandırmak hem de kendisinin konumundan kaynaklanan uluslararası bir takım toplantılarının önünü kesmek için de amaçlı ve bilinçli bir şekilde konulan yurt dışına çıkma yasağı hukuku aykırıdır. Ayrıca kendisine Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şubesi'nin yaptığı tebligatta, can güvenliğinin olmadığı belirtilmiştir. Yine tebligatta başvurması halinde kendisine koruma verileceği belirtilmiştir. Bu tebligat bir gözdağı, bir yıldırma, tehditle bir çekidüzen verme amacıyla yapılmıştır ve ileride de 'bakın biz sizi uyardık' demek için kendilerini temize çıkartmak için yapılan bir uygulama olması açısından son derece tehlikeli bir senaryodur. Herhangi bir durumda kendilerini temize çıkaramazlar. Devletin gözetimi altında böyle bir şeyin olacağı kuşkusunu taşıyorum' şeklinde konuştu.

Baydemir'e gelen tebligatın, Hrant Dink'in öldürülmesi öncesi yaşananları hatırlattığına dikkat çeken Yaman, 'Hırant Dink de devletin belli birimlerince çağrıldı. Kendisine 'ayağının denk alması' ihtarı yapıldı. Sayın Baydemir de Terörle Mücadele Şubesi yetkililerine yanıt olarak korumaya ihtiyaç duymadığını ifade etmiştir' diye konuştu.

'Emasya planı yürürlükten kaldırılmalıdır'

Darbe planlarına ilişkin gündemdeki konuların da Kürt sorununun çözümsüzlüğünden bağımsız olmadığını vurgulayan Yaman, ülkede hangi halının kaldırılması ile devletin rejimi ile ilgili temizlenmesi gereken bir takım 'pislik' çıktığını söyledi. 1960'dan buyana hukuk dışı oluşum ve darbeleri araştırmak için komisyon kurulması gerektiğini söyleyen Yaman, konuşmasını şöyle sürdürdü: 'Bütün bu oluşum ve darbecilerden hesap sorulmalıdır. Zamanında Susurluğun, Şemdinli'nin, 12 Eylül cuntasının başındaki kişiye devletin itibarı sıfatlar verilmemiş olsaydı bugünleri yaşamazdık. Hükümetin evvela Kürt halkı ile barışması lazım. Yaşananlara ilişkin bu halktan özür dilemesi lazım. Türkiye'nin demokratik bir ülke için BDP ile diyalog kurması gerekir. KCK adı altında yürütülen operasyonlara son vermelidir. Buradan iddia ediyorum. Devletin yönetim kademelerinden gelen bir kişi olarak diyorum ki; bütün bu uygulamalar, bütün bu darbe planları başta TSK'nin iç hizmet kanunundaki 35. madde, buna dayalı olarak Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin satır başlarında ve bunların uygulama alanı olan Emasya gizli planın da saklıdır, onlarda yazılıdır. Bunu bilen, bunu gören ve inceleyen bir kişi olarak iddia ediyorum ki tez elden yasal dayanağı bulunmayan Emasya planın derhal yürürlükten kaldırılması gerekir.'

Baydemir: Hakkın ve halkın hepimizi koruyacağına inanıyorum

Can güvenliği olmadığı belirtilen Osman Baydemir ise, konuya ilişkin sorular üzerine gerekli açıklamaları Grup Başkanları Nuri Yaman'ın yaptığını belirtti, 'Önce hakkın sonra halkın hepimizi koruyacağına inanıyorum' diyen Baydemir, emniyetin koruma talebini reddettiğini söyledi.

Kaynak: DİHA

YazdırYazdır | kEditor | 22.01.2010, 15:05:00


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok

  
İlgili haberler

İlgili Yazılar

Okuyucu değerlendirmesi