AİHM: Seçim barajında hak ihlali yokAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM ), Türkiye'de uygulanan yüzde 10'luk seçim barajının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin özgür seçim hakkını düzenleyen maddesinin ihlal edilmediğine karar verdi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 3 Kasım 2002 tarihinde yapılan genel seçimlerde yüzde 10'luk barajın altında kalan DEHAP'ın yaptığı başvuruyu karara bağladı. AİHM , yüzde 10'luk barajın insan hakları ihlali olmadığını açıkladı.Davaya bakan 7 yargıçlı AİHM dairesi, Türkiye'deki yüzde 10'luk seçim barajı uygulamasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin serbest seçim hakkıyla ilgili maddesine aykırı olmadığı sonucuna vardı. Karar, 2'ye karşı 5 oyla alındı. Portekiz ve San Marinolu yargıçlar, yüzde 10 barajının aşırı yüksek olduğu gerekçesiyle karar aleyhinde görüş belirttiler.AİHM 'nin gerekçeli kararında, ''seçim barajıyla ilgili yasanın 3 Kasım 2002 seçimlerinden oldukça önce çıkarıldığı'' hatırlatıldı ve ''şikayet başvurusunda bulunanların partilerinin barajı geçemediği takdirde kendilerinin de seçilemeyecekleri gerçeğini bildiklerine'' dikkat çekildi. Türkiye'de özellikle 1970'li yıllardaki istikrarsızlığın göz önünde tutulduğu ifade edilen kararda, barajın parlamentonun aşırı şekilde bölünmesine, işlevsiz hale gelmesini önlemeye ve hükümetin istikrarını güçlendirmeye yönelik olduğu belirtildi. Kararda, Türkiye'deki seçim barajının Avrupa Konseyi ülkelerinde uygulanan en yüksek seçim barajı olduğu, bu yüzden son seçimlerde oyların yüzde 43'ünün (14.5 milyon) Meclis'e yansıtılamadığı ifade edilmekle birlikte, AİHM 'nin bu konuda uygun bir çözüm önerme durumunda olmadığı kaydedildi. Barajın düşürülmesi için tavsiye Farklı siyasi eğilimlerin uygun biçimde temsil edilebilmeleri için barajın düşürülmesi ve alternatif önerilerde bulunulmasının arzu edilir bir durum olduğu kaydedilen kararda, ideal bir seçim sistemi için kamuoyunda, siyasilerin ve sivil toplum örgütlerinin de önerileri doğrultusunda bir tartışma açılmasını önemine değinildi. Kararda, AİHM 'deki duruşmalarda Türk hükümetinin, yüzde 10'luk baraj nedeni olarak, küçük partilerin kendilerini bölgesel değil, ulusal siyasi projelerle içleştirmesi yolundaki savunmasının da not edildiği ifade edildi.Karara 3 ay içinde AİHM 'nin 17 yargıçlı Büyük Dairesi önünde itiraz hakkı bulunuyor. AİHM 'in seçim barajı konusunda bugüne kadar alınmış net bir kararı bulunmuyordu. Sadece 1994 yılında İngiltere hakkında alınmış ve seçimlerin hangi yöntemle düzenleneceği konusunda devletlerin geniş bir takdir marjına sahip olduklarının vurgulandığı bir karar mevcuttu. AİHM yetkilileri, bugün çıkan kararın seçim barajı konusunda tüm Avrupa ülkeleri için en somut karar olduğunu söylüyorlarDavanın geçmişi Resul Sadak ile Mehmet Yumak, 3 Kasım 2002 genel seçimlerine Şırnak'ta DEHAP adayı olarak katılmışlardı. Partileri Şırnak'ta yüzde 45,95 oy almasına karşın, yüzde 10'luk ülke barajını aşamadıkları için meclise girememişler ve bu durumun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin seçim hakkıyla ilgili maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 2003 yılında Strasbourg'da Ankara'dan davacı olmuşlardı. Davacılar, AİHM 'ye sundukları belgelerde, 3939 sayılı Milletvekili Seçimi Yasası'nda öngörülen yüzde 10'luk barajı 'Kürt vatandaşların destekledği partilerin ulusal parlamentoda temsil edilmesini engellemek için yapılmış bir düzenleme' olarak tanımlamışlardı.Yumak ve Sadak'ın başvurusunu 9 Mayıs 2006 tarihinde kabul edilebilir ilan eden Strasbourg Mahkemesi, buna karşılık, davacıların ifade ve örgütlenme özgürlükleri ile kendilerine Kürt kimlikleri nedeniyle ayrımcılık yapıldığına dair iddialarını geri çevirmiş, davayı sadece Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin seçim hakkıyla ilgili maddesi çerçevesinde görme kararı almıştı. Yumak ve Sadak, mahkemeye ilettikleri belgelerde, seçim barajı nedeniyle seçmenin yüzde 50'ye yakın bir kısmının oyunun meclise yansımadığını, bu nedenle hükümetin meşruiyetinin tartışmalı olduğunu öne sürmüşlerdi. Davacılar, Ankara'dan yaklaşık 900 bin Euro maddi ve manevi tazminat ile milletvekili seçilememiş olmalarına rağmen 5 yıllık milletvekilliği aylığı ve sosyal haklarını da talep etmişlerdi. Türk hükümeti ise AİHM önündeki savunmasında yüzde 10'luk seçim barajını savundu ve barajın politik istikrar için gerekli olduğunu belirtti. 1999 seçimlerinde Meclis dışında kalıp, 2002'de Meclise giren CHP'yi örnek gösterip, hiçbir siyasi partiye ayrımcılığın söz konusu olmadığı yönünde bir savunma yaptı.
Yazdır | kEditor | 30.01.2007, 13:54:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|