Zorla Kayıplara Karşı Uluslararası KonvansiyonBirleşmiş Milletler (BM) tarafından kabul edilen 'Zorla Kayıplara Karşı Uluslararası Konvansiyon', Fransa'nın başkenti Paris'te 60 ülkenin temsilcisinin katılımı ile imzalandı. Sözleşme 20 ülke tarafından onaylanırsa, bağlayıcı değeri olacak. Dışişleri Bakanları tarafından imzalanan yeni konvansiyona göre, imzacı ülkeler devlet memurları veya devlete bağlı gruplar tarafından alıkonulan veya hapseden veya diğer biçimlerde özgürlükten mahrum bırakması durumunda cezalandırmak zorunda olacak. Konvansiyon aynı zamanda mağdurlara ve yakınlarına tazminat ve gerçeği öğrenme hakkı tanıyarak "gizli cezaevleri veya gizli yargılamaları" yasaklıyor. Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jean-Baptiste Mattéi, konvansiyonun aynı zamanda, zorla kayıp suçunun barış ve savaş zamanında yasaklayarak hukuki bir boşluğu doldurduğunu belirtti. Diğer bir ifade ile ailesi ve yakınları haberdar edilmeden devletin bir kişiyi direk veya dolaylı olarak alıkoyması yasaklanıyor. 10 uzmandan oluşan bir komite 4 yıllığına konvansiyonun öngördüğü zorunlulukları denetleyecek ve bazı durumlarda tedbir alabilecekler. 20 Aralık 2006'ta BM Genel Asamblesi tarafından kabul edilen sözleşme, Fransa ve Arjantin'in girişimiyle BM'ye taşınmıştı. Zorla kayıplara karşı herkesin korunma hakkını savunan metin 20 ülke tarafından onaylanırsa bağlayıcı değerde olacak. Çeyrek yüzyıllık bir çaba sonucu ulaşılan bu aşamaya, metnin hazırlanması ve BM tarafından onanması için de 4 yıl gerekti. Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu onursal başkanı Patrick Baudouin, "bu, kayda değer bir ilerlemedir. Zorla kayıplara ilişkin tam ve özel uluslararası ilk metindir" dedi. Konvansiyonun uygulanması konusunda ise umutlu olmak için nedenlerin olduğunu söyleyen Baudouin, buna gerekçe olarak da Demokratik Kongro Cumhuriyeti'nin bile metni imzalamış olmasını gösterdi. Zira bu ülkenin kayıplarla ilgili olma riski bulunduğunu dile getirdi. İmza töreni BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Louise Arbour, Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı Luis Moreno ve Plaza de Mayo Anneleri başkanı Martha Vazquez Ocampo'nun huzurunda yapıldı. Beş kıtadaki 60 ülkeden onlarca bakan ve sivil toplum örgütü temsilcisi törene katıldı. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac katılımcılara hitaben gönderdiği mesajda, tüm ülkeleri BM Genel Sekreteri'nin yıl sonuna kadar konvansiyonun öngördüğü şekilde bir komite oluşturmak amacıyla konferans düzenleyebilmesi için metni onaylamaya çağırdı. Aydınlatılmayan 41 bin kayıp var Son yirmi yılda, 90 ülkede asla aydınlatılmayan 41 bin zorla kayıp vakası yaşandı. Bu kayıpların çoğu 1976 ile 1983 yılları arasında Arjantin'de yaşandı. İnsan hakları örgütlerine göre Arjantin'de 30 bin kişi kaybedildi, bunların çoğunluğu katledildi, ayrıca 400 bebek daha sonra asker ailelerine verilmek üzere kaçırıldı. Arjantin 2005 yılında aldığı bir karar ile 80'li yıllarda diktatörlüğün işkencecileri koruyan yasalarını anayasaya aykırı buldu. Bu da çok sayıda davanın kapısını açmış oldu. Kaçırılan çocukların tespit edilmesi ve ailelerine geri verilmesi için Paris'te imzalanan yeni konvansiyona güveniliyor. Plaza de Mayo Anneleri Derneği, şu ana kadar ailelerinden kaçırılan 80 çocuğu tespit edebildi. Konvansiyonun uygulamaya konulması ile çocukların bulunması ve gerçek kimliklerine kavuşturulması için olanaklar sunulacak. Filipinler ve Tayland'da 1760 kayıp vakası kayıtlara geçti. Sri Lanka'da zorla kayıpların sayısı 60 bin olarak tahmin ediliyor. Çin'de ise 1989 yılında Tienanmen meydanı katliamından bu yana 3 bin ila 4 bin kişi kayboldu. Halen de bu kayıplardan haber alınamıyor. Adalet mekanizmaları ise hiçbir soruşturma açmaya yanaşmıyor. Avrupa'da Rusya kayıp vakalarında önde yeralıyor. Çeçenistan'a ilişkin Rusya hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde 200 dava açıldı. Bunların çoğunluğu kötü muamele, cinayet ve kayıplara ilişkin. Türkiye'de ise zorla kaybedilenlerin sayısına ilişkin bir veri bulunmuyor. Yazdır | kEditor | 07.02.2007, 16:12:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|