Emekçilere kısıtlama ve yasaklar hala sürüyor YazdırKamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'nun (KESK), Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'na (ITUC) gönderdiği rapora göre, 2006'da 137 emekçi tutuklandı, 246 emekçiye disiplin soruşturması, 38 emekçiye dava açıldı. KESK, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun "Sendikal Hak İhlalleri Raporu"nda yer almak üzere "Türkiye'de Sendikal Hak ve Özgürlükler Sorunu" isimli bir rapor hazırladı. KESK raporunda, Türkiye'de toplu sözleşme ve grev hakkını içermeyen 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanunu nedeniyle 500 bin kamu emekçisi örgütlenme hakkından mahrum bırakıldığına dikkat çekti. Konfederasyona bağlı sendikalara üye çok sayıda kamu emekçisi ve sendika temsilcisinin sendika üyelikleri nedeniyle görev yerlerinin değiştirildiği ya da cezai yaptırımlara maruz kaldıklarını belirten KESK'in 2006 yılına ait tespitleri şöyle:
Silahlı kuvvetler mensuplarının, Milli Savunma Bakanlığı ile Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında çalışan sivil memurların, ceza infaz kurumlarında çalışan kamu görevlilerinin aralarında bulunduğu bazı kesimlerin sendika kurma ve sendikalara üye olma hakkı bulunmuyor. 4688 Sayılı Yasanın ve Kamu Personeli Yasa Tasarısı'nın kamu görevlileri için siyaset ve grev yasağı getirdiği belirtilen raporda, bu düzenlemelerin Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) ilgili sözleşmesinin ihlali anlamına geldiği vurgulanıyor. KESK sendikaların iç işleyişine yönelik ciddi müdahalelerin gündeme geldiğine dikkat çekiyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından KESK'e gönderilen mektupta, konfederasyon tüzüğünde yer alan kimi maddelerin, 4688 Sayılı Yasa'ya aykırılık teşkil ettiği ve bu nedenle tüzüğün bir sonraki kongreye kadar değiştirilmesi gerektiğinin belirtildiği hatırlatılan raporda, ayrıca KESK'e bağlı Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), Enerji Sanayi ve Maden Kamu Emekçileri Sendikası (ESM), Kültür-Sanat Sen, Haber-Sen ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası'na (BTS) benzer bildirimlerde bulunulduğu dile getirildi. Türkiye'de sendikaların birer sosyal taraf olarak kabul edilmediği görüşüne yer veren KESK, "sosyal diyalog" adı altında hükümetin, sendikaları ve sosyal tarafları birer danışma organı olarak değerlendirdiği, toplu pazarlık yapmaktan kaçındığı, süreç sonunda tek taraflı kararlar verdiğini belirtiyor. Yazdır | 08.02.2007, 12:43:00 |
|