1 Mayıs bayramınız kutlu olsun, Biji 1 GulanYasakların hayli fazla olduğu ülkemizde hala Taksim'de 1 Mayıs "uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma" gününü kutlamak yasak... Yasakların ve sürgünlerin ortak mücadeleyle biteceği günlere diyor, tüm emekçilerin 1 Mayıs bayramını kutluyoruz. Yasaklara karşı sürekli direnişinde merkezi olan memleketimizde, Taksim devleti korkutmaya devam ediyor. Çok fazla söze gerek yok diye düşünüyoruz. Ve düşüncelerinden dolayı sürgünde yaşamını yitiren Yılmaz Güney 'i de anarken, 1 Mayıs'a ilişkin söyleyeceklerimizi Güney'in daha önce Güney dergisinin yurtdışında çıkan bir sayısında yayınlanana sözleriyle tamamlıyoruz:"1 Mayıs, işçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günüdür. 1 Mayıs, her türden dar burjuva milliyetçiliğine, oportünizme ve reformizme karşı proletarya hareketinin en anlamlı enternasyonal bayramıdır. 1 Mayıs, onu devrimci içeriğine uygun bir şekilde kutlamak için, ellerinde kızıl bayrakları ve gökleri inleten enternasyonal marşlarıyla işçilerin ücretli kölelik sistemi olan kapitalizme karşı mücadele kararlılıklarını ve yeni bir topluma duydukları özlemi haykırdıkları bir mücadele günü olmalıdır! 1 Mayıs, bu ölüm-dirim kavgasını zaferle sonuçlandırmak… Egemen sömürücü burjuvaziyi alaşağı etmek… Ücretli kölelik zincirlerini parçalamak… İnsanın insan tarafından sömürülmesine, işkence ve zulüm altında inletilmesine son vermek… Sınıf ayrıcalıklarını ve bizzat sınıfların kendilerini ortadan kaldırmak ve "HERKESTEN YETENEĞİNE GÖRE, HERKESE İHTİYACI KADAR" şiarının gerçekleşeceği komünist toplumu kurmak uğruna mücadeleyi hızlandırmak için bir çağrıdır. Aynı zamanda 1 Mayıs, devrimci mücadelenin dayattığı güncel görevlerimizi daha da bilinçli olarak kavramamız, onlara derinden sarılmamız, kendi hata ve zaaflarımızla hesaplaşmamız için bir çağrıdır. Bugün, gerek ulusal ve gerekse uluslararası planda Marksist-Leninistlerin en önemli görevleri, burjuva düşüncesinin ve onun işçi sınıfı içindeki uzantısından başka bir şey olmayan oportünizmin her türüyle mücadele etmek, işçi sınıfının bilimsel sosyalizmin öğretileriyle donanmasını sağlamak, Marksizm-Leninizmin granit gibi sağlam ilkeleri üzerinde yükselen gerçek sınıf partilerini, proletarya devrimine önderlik edebilecek güçlü komünist partileri bütün yönleriyle inşa etmek, krizin etkisiyle daha büyük sayıda kavga alanlarına atılan sömürülen kitlelerin mücadelelerini, emperyalizme, artan emperyalist savaş tehlikesine ve bizzat kapitalist düzenin kendisine karşı yöneltmektir." Dünya'da 1 Mayıs uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele gününün tarihçesi Emekçilerin tarihe geçen ilk resmi eylemi, 1856'da Avustralya'nın Melbourne kentinde taş ve inşaat işçilerinin, günde sekiz saatlik iş günü için Melbourne Üniversitesi'nden Parlamento Evi'ne kadar düzenlediği yürüyüş oldu. 1 Mayıs 1886'da ise emekçiler, Amerika İşçi Sendikaları Konfederasyonu önclüğünde günde 12 saat, haftada 6 gün olan çalışma takvimine karşı, günlük 8 saatlik çalışma talebiyle iş bıraktılar. Chicago'da yapılan gösterilere yarım milyon işçi katıldı. Louisville'de (Kentucky) 6 binden fazla siyah ve beyaz işçi, birlikte yürüdü. O dönemde Louisville'deki parklar, siyahlara kapalıydı. İşçiler, sokaklarda yürüdükten sonra hep birlikte Ulusal Park'a girdi. Her eyalet ve kentte, siyah ve beyaz işçilerin birlikte yaptığı gösteriler, gazeteler tarafından, 'Böylece önyargı duvarı yıkılmış oldu' şeklinde yorumlanmıştı. Bu gösteriler 1 Mayıs'ı izleyen günlerde tüm harareti ile devam etti ve 4 Mayıs'ta kanlı Haymarket Olayı'na yol açtı. Uygulanan yasal baskılarla bu gösterinin tekrarlanması engellendi. 1889`da toplanan İkinci Enternasyonal'de Fransız bir işçi temsilcisinin önerisiyle 1 Mayıs gününün tüm dünyada "Birlik, mücadele ve dayanışma günü " olarak kutlanmasına karar verildi. Böylece ikinci gösteri 1890 yılında yapılabildi. Türkiye'de 1 Mayıs 1912 yılında İstanbul`da ilk defa 1 Mayıs kutlaması gerçekleşti. 1923 yılında 1 Mayıs günü yasal olarak "Amele Bayramı" ilan edildi. 1924`te hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı. 1925`te çıkan Takrir-i Sükun Yasası, İşçi bayramını kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu. 1935 yılında 1 Mayıs`a "Bahar ve Çiçek Bayramı" adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi. 1976 yılında uzun yıllar sonra ilk defa geniş katılımlı 1 Mayıs kutlaması Taksim`de DİSK`in organizasyonu altında gerçekleşti. 1977 yılında İstanbul Taksim Meydanı'nda en geniş katılımlı 1 Mayıs toplantısı düzenlendi. Ancak, karanlık güçler, göstericilerin üzerine ateş açtı ve göstericilerden 34'ü, öldü. 1977 tarihli 1 Mayıs, tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti 1979`da Sıkıyönetim Komutanlığı İstanbul`da miting yapılmasına izin vermedi, sokağa çıkma yasağı ilan etti. Buna rağmen istanbul sokaklarında yüzbinlere ulaşan rakamlarla korsan 1 Mayıs kutlandı. 1981`de Milli Güvenlik Konseyi (MGK) 1 Mayıs`ı resmi tatil günü olmaktan çıkardı. 1996`da Kadıköy`de (Taksim Alanı yasaklıydı) 1 Mayıs kutlamalarına yaklaşık 150 bin kişi katıldı. Eylemin ilk dakikalarında polisin göstericilere açtığı ateş sonucu 3 kişi hayatını kaybedince, Kadıköy`de büyük bir kitlesel isyan gerçekleşti. Bu olaydan sonra Kadıköy 2005 yılına kadar 1 Mayıs kutlamalarına yasaklı kaldı. Ayrıca telsizinin sesini açık unutan bir sivil polisin göstericileri oldukça şiddetli bir şekilde dövmesini Star televizyonu'nun naklen duyurması ve diğer polis arkadaşlarının da eğlenerek seyrettiği bir linç girişimini de naklen yayınlaması, hafızalara kazınmıştır. Yazdır | gulbahar | 01.05.2007, 01:47:00Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok |
|