
Başka Kültür Evi |
Başka Kültür Evi, 2001 yılında "şimdi olanı eleştirerek başka bir kültür, başka bir düşünüş ve başka bir dünyayı aramak hala mümkün ve saygıdeğerdir" sloganı ile yola çıkmış.
Eleştirel düşüncenin paylaşılıp, geliştirilerek biriktirilmesi yöntemiyle bilgiyi, toplumun hizmetine sunmayı hedefleyen Başka Kültür Evi, Türkiye'nin çeşitli illerinde merkezler açmış.
İstanbul , Ankara, İzmir, İzmit, Eskişehir ve Bartın'daki merkezelerde birçok dalda atölyeler bulunuyor. Sinemadan tiyatroya, edebiyattan resme, felsefeden tarihe kadar birçok konuda çalışmalar yürütülüyor.
Ayrıca "Başka" adında bir kültür-sanat dergisi de çıkarılıyor. Bilgi ve paylaşım konusunda topluma kazandırılmak istenen, sitenin "Manifesto" bölümünde şöyle değerlendiriliyor:
"Dünyada her şey darmadağın olurken bizim olanı biteni anlamaya ve yorumlamaya ihtiyacımız var. Bütün bu ihtiyaca rağmen mevcut olanaklar ve girişimlerin çok sınırlı olduğu göze çarpıyor. Bizler bu sınırlılığı zorlayarak alan açmak için bir adım atmış bulunuyoruz.
Biraz da şekli olarak tarif etmek gerekirse, yapılmak istenen: Seçilen konuların hakkıyla irdelenebildiği, ardışık bilgi paylaşma toplantılarıdır. Hazırlanmış kişi ya da grupların bilgi ve birikimlerini aktarmalarının ardından, katılanların da katkı, eleştiri ve sorularına açık olan bir buluşma zemini tasarlanmaktadır. Bu doğrultuda Başka bir gelişim, paylaşım ve bilinç ortamı olmayı hedeflerken; sorgulayan, eleştiren, düşünce üreten insanları bir araya getirmeyi amaçlar ve bu birliktelikten doğan güçle yaratılan illüzyona karşı ayakta durmayı görev bilir.
Varolan dünya ile iktifa etmeyenlerin gayretlerini ve mücadelelerini ortaklaştırabildiği enstrümanlar yaratmak gerekiyor. Bunlardan biri, belki de çok makbule geçeceklerden biri Başka Kültür Buluşmaları olabilir.
Yüz yüze olabilmek benzersiz bir ilişki biçimidir. İlişki kuran her iki tarafın da bütün somutluğuyla yer aldığı bir imkan olarak kıyas kabul etmez. Bu imkânı kullanmak istiyoruz. Bilgiyle haşır neşir olmak isteyenlerin karşılaştığı, konuştuğu ve soru sorulabildiği bir yüz yüzelik, ihmâl edilmemesi gereken bilgi paylaşma sürecidir.
Paylaşılan duygularla dostluğun, bilgiyle zihnin geliştiği bir "hane" var.
Başlamış olanların emeği ve olabildiğince çok insanın başlamasına verilen uğraş var.
İğretilikten, özensizlikten, baştan savmalıktan usanmak ve hakkını vererek yapmayı özlemek var.
Başka bir kültür ve dünya yaratmak isteyen başkalarıyla buluşmayı denemeliyiz.
Bir çağrı var!" |
| Okunma/Bugün |
0 |
| Okunma/Toplam |
25 |
| Değerlendirme |
(Benzeri yok! , 2 Değerlendirme)
|
| Oy Linki |
|
|
|
|
|
|