Demokrasicilik oyunu ve emekçilerHasan Hüseyin Evin / Evrensel Türkiye’de ve benzer ülkelerde bir demokrasicilik oyunu sergileniyor. Özellikle emek mücadelesinin yükseldiği dönemlerde bu oyun daha açık görülebiliyor. İstanbul Valisi ve İçişleri Bakanı işçileri tehdit ediyorlar. “Taksim Meydanı toplantı ve gösteri alanı değildir, Taksim’e çıkılmasına izin vermeyeceğiz, Taksim’e çıkılmak istenirse müdahale edeceğiz” diyorlar. Bu durum burjuva kapitalist sistemin, patronların çıkarı gerektirdiğinde kendi hukukunu dahi her zaman ayaklar altına almaktan kaçınmayacağının kanıtıdır. Zira burjuva yasalarında da “Herkes yasalar önünde eşittir”, “Herkesin toplanma ve gösteri, düşünce ve ifade, örgütlenme özgürlükleri; yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı vardır” diye yazılıdır. Ancak; futbol maçları, yılbaşı kutlamaları, polis günü kutlamaları, ırkçı-milliyetçi gösterilere açık olan Taksim Meydanı işçilere ve emekçilere yasaklanmaya çalışılıyor. Ankara’da Kızılay, İzmir’de Konak ve Cumhuriyet meydanları için de aynı uygulama yapılıyor. Oysa, hukuksal yönden işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın kutlanması için herhangi bir kişi veya makamın iznine gerek yoktur. Toplanma ve gösteri özgürlüğünün kullanılması izne değil, bildirime tabidir. Bildirimin amacı ise toplanma ve gösteri özgürlüğünü kullanan topluluğun toplantı sırasındaki güvenliğini sağlamak, dışarıdan bir saldırıyı önlemek üzere gerekli önlemlerin alınmasına olanak vermektir. Yani devletin görevi toplanmayı engellemek değil, toplantının güvenliğini sağlamaktır. Bu bildirim de günlerdir basın-yayın araçları ile yapılıyor. Kaldı ki 1 Mayıs gösterisi 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na tabi de değildir. Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası: Madde 4- “Aşağıda belirtilen toplantı ve faaliyetler bu kanun hükümlerine tabi değildir. b) … veya gelenek ve göreneklere göre yapılacak toplantı, tören, şenlik, karşılama ve uğurlamalar...” hükmü yer almakta olup, bu hüküm karşısında bütün dünyada işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olarak kutlanan bir günün izne tabi olması olanaksızdır. Aksi halde milli ve dini bayramlar dahil olmak üzere her türlü toplantı ve gösterinin izne tabi olması gerekir ki, böyle bir sistem ise demokrasi değil ancak “faşist diktatörlük” olabilir. AKP Hükümeti Taksim’den vazgeçilmesi karşılığında 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi ihtimalinden söz ediyor. Meclis’te 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi için DTP milletvekilleri ve İstanbul Milletvekili Ufuk Uras tarafından verilmiş bir yasa önerisi var. AKP, CHP ve diğer partiler eğer samimi iseler, bu teklifi 1 Mayıs’tan önce yasalaştırsınlar. Bu tartışmaların ve faşizm sevdalısı yöneticilerin etkisizleştirilmesinin tek güvencesi, işçi sınıfının birleşik gücüdür. Sınıfın örgütleri olan sendikaların yapmaları gereken de bellidir. Belediye-İş, TÜMTİS vd. sendikaların yaptığı gibi toplusözleşmelere 1 Mayıs, 8 Mart gibi günlerin ücretli izin olarak kabul edildiğine dair hükümler konulmalı ve bu günlerde işçiler kitlesel olarak alanlara çıkarılmalıdır. 1 Mayıs’ta tüm işyerlerinde kutlamalar yapılarak bulunulan kentlerin alanlarına çıkılmalıdır. 1 Mayıs’ın resmi tatil ilan edilmesi de, alanların emekçilere açılması da sınıfın birleşmiş gücü ile sağlanabilir. 1 Mayıs günü işçilerin ve emekçilerin tüm kentlerde diledikleri alanda birlik, dayanışma ve mücadele günlerini kutlamaları hem meşru, hem de hukuka uygundur. Bu kutlamalara yönelecek her türlü müdahale ise gayrimeşru ve hukuk dışı olacaktır. Müdahale konusunda talimat verecek olanlar da, müdahaleyi fiilen gerçekleştirecek olanlar da açıkça suç işlemiş olacaklardır. Emekçilerin bu türden müdahalelere karşı meşru direnme hakları vardır. Faşizm heveslisi yöneticiler gecikmeksizin hukuka uygun açıklamalar yapmalı ve gerilim yaratma eğiliminden vazgeçmelidirler. Emperyalist egemenliğin yıkılarak halk egemenliğinin yaşam bulduğu, işçi sınıfı ve emekçi halkımızın refah, mutluluk, barış ve kardeşlik içinde yaşayabileceği, tam bağımsız demokratik Türkiye’nin ve demokratik halk iktidarının inşasına katkı sunması dileğiyle, tüm emekçilerin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs kutlu olsun. |
|