|
Disiplin
"Sezgilerime göre bu işte bir sorun var: Askerlikte, en kusursuz düzene ulaştığımız bu kurumda nasıl oluyor da her an can vermeye hazır olmak zorunda oluşumuzu normal karşılıyoruz? Nedenini, niçinini ifade edemiyorum. Düzen, bir biçimde ölme ve öldürme ihtiyacına dönüşüyor."
Robert Musil 'Niteliksiz Adam'
(Çev.: Ahmet Cemal, Yapı Kredi Yayınları)
"Fabrikasyon asker üretimi, sadece bedenin şartlandırılıp yönlendirilmesiyle gerçekleştirilmeyip aynı zamanda, en az bu eğitim kadar, askere alınmadan çok önceleri başlayan ve aktif askeri hizmetten ayrıldıktan sonra da sürüp giden manevi, zihinsel seferberliğe de ihtiyaç duyar; bu ikinci olgu, günümüzde modern orduların olağan ve genel geçer karakteristik özelliklerinden birini temsil etmektedir. Kendini askeri eğitim ve yetiştirmenin zorlayıcı, karşılanması imkânsız taleplerine teslim etmeye ve bir savaşta kullanılmanın tehlikelerini göze almaya hazır ve istekli olma hali, askeri hizmeti eziyet verici, can sıkıcı bir zorlama olarak değil de kahramanca bir fedakârlık, bir yurtseverlik erdemi ve erkekliğin ispatı olarak gösterme başarısıyla doğru orantılı olarak artacaktır.
Bu bağlamda, ideolojik düzlemde homojen bir 'biz'in üretilmesi kilit rol oynar. Savaşmak, savaşı sevk ve idare etmek isteyenler, ister ulusun, ister bir dinin, isterse de etnik köken mitlerinin simgeselliğinde 'hayali bir cemaat' kurmadan bu işin altından kalkamazlar. İşte bu nedenle, ordular kolektif şiddetin etkili bir tehdit oluşturmasını sağlayan ve bu şiddeti uygulayan organizasyonlar olmanın da ötesinde ulusun büyüklüğünün ve devletin bağımsızlığının sembolik temsilidirler de.
Örneğin birliklerin resmi geçit törenlerinde olduğu gibi askeri gücün kamunun gözü önünde sahnelenmesi, bizzat askerleri de etkilemeyi hedef alan bir gösteridir. Silahların gösteriş ve pırıltısından bir şeylerin onlara da geçmesi ve hem kudretli hem de aynı ölçüde şanlı şöhretli bir makinenin parçası oldukları duygusunu paylaşmaları istenir.
Askerlerin bir vatana ihtiyaçları vardır, ama aynı zamanda da bir düşmana.
Bu nedenle zihinsel ve manevi seferberlik; bir tehdit ediliyor olma duygusu yaratma ve kin ile nefreti, dış ya da iç düşman olarak teşhis edilenlerin üzerine yönlendirme anlamına da gelir.
Askeri itaat üretiminin genel alameti farikaları arasında kendiliğinden, resmi formaliteye dayanmadan oluşan mekanizmalar da yer almaktadır. Askerlerin savaşıp savaşmayacakları ve nasıl savaşacakları, en başta hiyerarşik olmayan arkadaşlık ilişkilerine bağlıdır. Bu ilişkiler tek tek askerlere, özellikle bir muharebenin koşulları altında ortaya çıkabilecek aşırı zorluklar karşısında, hiçbir eğitim ve talim programının ve tepeden gelme hiçbir emir ve komutanın sağlayamayacağı destek ve kuvveti verir. Arkadaş grupları sadece dayanışma ve karşılıklı desteğe dayalı bir sığınma ve himaye kolektifi değil; aynı zamanda, kimileyin acımasız bile olabilen kolektife kabul ritüellerinin ve kural ihlallerinin de ortamıdır.
Savaş durumlarında kendi başına buyruk kararlarla gerçekleştirilen hunharlıklar ve şiddet uygulamaları, zorbalık ve yağmalar, üstler tarafından zaman zaman savaşta görev almış olmanın getirdiği tehlike ve zorlukların bir telafisi, bir tür tazminat olarak görülüp bunlara ses çıkarılmadığı gibi, düşmanın sivil halkının terörize edilmesi amacıyla bizzat kışkırtılsalar bile, bu tür taşkınlıklar askeri disiplin bakımından da sürekli bir tehdit anlamına gelir; çünkü bu 'çığırından çıkmış şiddeti' askerin ne zaman kendi subaylarına yönelteceği hiç bilinmez."
Perihan Mağden / Radikal
NOT: Yazımı oluşturan kısmi alıntılar Ulrich Bröckling'in 'Disiplin-Askeri İtaat Üretiminin Sosyolojisi ve Tarihi' kitabının Türkçe basımı için yazdığı ÖNSÖZ'den yapılmıştır.
AYRINTI'dan çıkan bu Ağır Kitap'ın hiç değilse, önsözünden bazı kısımları sizlerle paylaşmadan edemedim.
|
|
|