AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

Atma Recep din kardeşiyiz


Güventürk Görgülü / Medyakronik

Hükümetin yeni Güneydoğu paketi, yalnız ekonomi dünyasında değil, çarpma-bölme gibi dört işlem yapmayı bilenler arasında da ayrı bir heyecana neden oldu. Zira hükumetin vaat ettiği ekonomik önlemler Türkiye’deki resmi işsiz rakamının üzerinde ve kişi başına “bir kaç bin liralık” harcamayla istihdam yaratmayı taahhüt ediyor.

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın uzun bir süredir dilinden düşürmediği ve büyük beklentiler yaratan Güneydoğu bölgesine yönelik ekonomik önlemler paketi, hem işveren örgütlerinin temsilcileri hem de bölgenin politikacıları tarafından “umarız uygulanır” dilekleriyle karşılandı. Ancak Başbakan’ın 12 bakanla, adeta “çıkarma” yaparak açıkladığı paketin istihdam vaatleri o kadar abartılı ki, paketin içeriği ne kadar iyi niyetli ve rasyonel olursa olsun önlemlerin tümü üzerinde şüphe yaratıyor.

GAP bölgesinde şimdiye kadar ihmal edilen sulama projelerinin hayata geçirilerek tarım faaliyetlerinin desteklenmesi için 8,7 milyar YTL’lik bir bütçe ayrılması hiç kuşkusuz paketteki en somut ve işe yarar tedbirlerin başında geliyor. Ancak paketin tamamı için harcanacak bütçe, yaratılacak istihdam ve bu istihdamın Türkiye’deki toplam işsiz sayısıyla karşılaştırılması akla bir takım soru işaretleri getiriyor.

Hükümet halen GAP için ayrılan 7,3 milyar YTL’ye ek olarak bütçeden 14,5 milyar YTL kaynak ayrılacağını, 4,8 milyar YTL’lik bütçe dışı kaynakla da 2012 sonuna kadar bölgeye harcanacak miktarın 26,6 milyar YTL’ye ulaşacağını açıkladı. Bu elbette bölgesel bir proje için oldukça iyi bir bütçe ve bu kaynakların yaratıldığı varsayılıyor.

İşsizlik yüzde 5’in altına düşecek

Peki bu harcamayla bölgede toplam 3,8 milyon kişiye iş yaratılacağı iddiası ne kadar gerçekçi? İstatistikler bu iddianın gerçeğe yakın olamayacağını gösteriyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Şubat 2008’de açıkladığı sonuçlara göre Türkiye’deki resmi işsizlik oranı yüzde 11,6 düzeyinde. Yani ülkemizde toplam 2 milyon 642 bin kişi işsiz durumda. Öyleyse Hükümet 2012 yılına kadar GAP Eylem Planı’ndaki vaatlerine yerine getirirse Türkiye’deki mevcut işsizliği sıfırlayıp 1,2 milyon da “işçi açığı” yaratmış olacak…

Açıkladığı eylem planıyla TÜİK’in işsizlik rakamlarının gerçek durumu pek de yansıtmadığı böylece hükümet tarafından zımnen de olsa kabul edilmiş oldu. Şimdi gerçek duruma kısaca bir göz atalım.

TÜİK’in işgücüne dahil etmediği, mevsimlik işçiler ve işsiz saymadığı “eksik istihdam” rakamlarını da kattığımızda Türkiye’deki gerçek işsizlik rakamının 5 milyon kişinin üzerine çıktığı görülüyor. Yani aslında Türkiye’de yüzde 20’lere varan bir işsizlik oranıyla yaşıyoruz. Ancak işsiz rakamını daha gerçekçi hale getirmek bile hükümetin 3,8 milyonluk istihdam artışı vaadini gerçekçi hale getirmiyor. Çünkü bu durumda bile 4-5 yıl içinde 25 milyon olarak kabul ettiğimiz işgücünün yüzde 15’i kadar yeni istihdam yaratılması fiziksel olarak pek olası değil. Zira hükümet bu eylem planıyla 5 milyon işsizin 3,8 milyonuna iş bulacak, geriye de yalnızca 1,2 milyon işsiz kalacak, böylece Türkiye’deki gerçek işsizlik rakamı yüzde 5’in altına, resmi işsizlik rakamları da yüzde 3’ün altına inmiş olacak. AB ortalamasında yüzde 8, OECD ortalamasında yüzde 6,6’larda gezen işsizlik oranları göz önüne alınırsa hükümetin vaadi gerçekten bir “Türk mucizesi”ne denk düşüyor.

Açıklanan eylem planında elbette 3,8 milyon kişilik istihdam artışından “yazılı olarak” söz edilmiyor. Ancak hükümetin 12 bakanıyla yaptığı basın toplantısında Başbakan’ın açıkladığı hedef, tüm gazete manşetlerine “3,8 milyon kişiye istihdam” başlığıyla yankılandı. Hükümetin eylem planıyla amaçları arasındaki bir başka büyük çelişki de istihdam artışı hedefiyle harcanacak para arasındaki dengesizlik. 26,6 milyar YTL’lik yatırımla 3,8 milyon kişiye iş yaratabilmek mümkün mü bir de ona bakalım.

Kişi başı 7 bin YTL’ye iş yaratılacak

Türkiye’de Hazine tarafından verilen yatırım teşvik belgelerine bakıldığında enerji sektörü hariç olmak üzere bir kişiye istihdam yaratmanın maliyetinin 2006 yılındaki 173 bin YTL’lik düzeyinden 2008’de 200 bin YTL’nin üzerine çıktığı görülüyor. Yani 3,8 milyon kişiyi iş sahibi yapmak için 760 milyar YTL’lik yatırım gerekiyor ki bu rakam, 2007 sonunda 856 milyar YTL’ye ulaşan gayri safi yurtiçi hasılaya (GSYİH) eşdeğer bir rakam. Yani 4 yıl içinde bu istihdam artışını sağlayabilmek için 5 yıllık milli gelir yaratmak, artırılan o bir yılın tamamını da yatırıma dönüştürmek gerekiyor.

Böyle bir yatırım pek mümkün olmadığına göre Başbakan ve 12 bakanın hesabına bir bakalım. Bu hesaba göre 26,6 milyar YTL’lik yatırımla 3,8 milyon kişiye iş yaratmak için kişi başına 7 bin YTL yeterli oluyor. Yani Türkiye’de özel sektör Başbakan ve 12 bakanın düşündüğünden 28,5 kat daha fazla yatırımla bir kişiye iş yaratabilirken önümüzdeki 4 yılda kişi başı yalnızca 7 bin YTL harcayarak istihdam yaratmak mümkün olabilecek. Bunu yapmak için de herhalde daha az bürokratik hale getirileceği söylenen GAP idaresinin bölgede herkese bir işporta tezgahı dağıtması planlanıyor. Eğer buldukları çözüm bu değilse de meşhur atasözünü tekrarlamak gerekiyor; “Atma recep din kardeşiyiz!”

27 Mayıs 2008’de Diyarbakır’da açıklanan GAP Eylem Planı’nı indirmek için burayı tıklayabilirsiniz.

“Atma recep din kardeşiyiz” sözünün Ekşi Sözlük’e göre hikayesi

Ekşi sözlük halk arasında çok kullanılan bu sözü “çok yalan söyleyen kimselere söylenen bir deyim” olarak tanımlıyor.

Hikaye şöyle devam ediyor:

Osmanlı devrinde Arnavut Recep isminde birisi eşkıyalık yapmaktadır. Bir gün Osmanlı askerleri bunu ve adamlarını sıkıştırır. Silahlar patlar. Arnavut Recep ve avanesi çok kötü bir duruma düşünce kahramanımız, askerlere : “Durun, vurmayın, atmayın! Din kardeşiyiz hepimiz! Acıyın!” şeklinde yalvarır. Askerler de “Tamam! Fakat bir daha görmeyelim!” diyerek bunları bırakırlar. Bir kaç gün sonra bir kahvede (ya da benzeri bir yerde) Recep Efendi nutuk çekmektedir: “Geçen gün askerleri mahvettim! Vurdum, kırdım. analarını ağlattım! Herifler canlarını zor kurtardılar elimden!” Bu sırada oradan geçen ve olaya da şahit olmuş olan bir vatandaş şöyle der: “Atma Recep, din kardeşiyiz!”


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili Yazılar


İlgili haberler