AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

Q, W, X'e savaş ve 'akıl tutulması'


Ender İmrek / Evrensel

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi başkanı Mustafa Koç önceki gün yaptıkları toplantıda büyük patronların endişelerini aktardı ve yol haritalarını açıkladı. Anayasa değişikliği öneren TÜSİAD, Kemal Derviş'in onur konuğu olarak davet edildiği toplantıda ‘Anayasa Konvansiyonu' istedi.

Daha önce yaptıkları “sağduyu çağrısı”nı da hatırlatan Koç, “Diyalog ve mutabakat bizim için içi boş sözcükler değil, geleceğimizi şekillendiren hayati kavramlardır. Ama önce şu akıl tutulmasından kurtulmak zorundayız” diye konuştu.

‘Akıl tutulması'...

Çıkarları söz konusu olunca büyük patronlar “akıl tutulması”nı hatırlayıveriyorlar. Tuzla'da yaşananlar, Kürt sorununda süren akıllara ziyan tutum, işçi ve emekçilere, ezilen ve sömürülen milyonlara reva görüleni, üst üste gerçekleştirilen safsata tutumları üstün zeka ürünü olarak değerlendirenlerin, akıl tutulmasından söz etmelerinin ne anlama geldiğini anlamak zor değil.

TÜSİAD, Türkiye'nin karşı karşıya bulunduğu sosyal ve siyasal sorunlar ve ağırlaşan ekonomik kriz karşısında yeni çıkış yolları ararken, akıl tutulmasından çıkılmasını öneriyor.

Burjuvazinin farklı kliklerinin içine girdiği dalaşın tehlikelerine dikkat çeken TÜSİAD, hedeflerini demokrasi sosuna bulayarak masanın üzerine servis ediyor. Darbelerle beslenen, antidemokratik dönemlerde kârlarına kâr katan, ülkenin tüm kaynaklarını yağmalayan, açlığın, sefaletin, işsizliğin, özeleştirmenin, enflasyonun,talanın, kısacası; ekonomik, sosyal ve siyasal alandaki bağımlılığın ve Türkiye'nin köleleştirilmesinden beslenen bu zevatın “akıl tutulması'ndan ne anladıklarını ve ne önerdiklerini biliyoruz.

Bilindiği gibi, Genelkurmay Başkanlığı, hazırlattığı bir afişle Q, W ve X harflerine hayır kampanyası başlattı. Basında geniş yer bulan bu haber, “Türkçe'ye gösterilen hassasiyet” olarak yorumlandı. Askeri kurum ve kuruluşlara astırılan afişlerde “Önce Türkçe” yazıyor. Afişte, ‘Q,W,X' harflerinin üzeri çizilerek, yok sayılması, kullanılmaması isteniyor. Aynı afişte, “Tabelalarda, ilanlarda, reklamlarda önce Türkçe” yazısı da yer alıyor.

Yine ajansların bildirdiğine göre, Genelkurmay Başkanlığı tarafından konuya ilişkin olarak askeri kurumlara gönderilen yazıda da bundan sonra yabancı isim ve harflerin kullanılmaması istendi.

Askeri tesislerde kullanılan yabancı isimler için uzmanların Türkçe karşılıklar bulduğu aktarılırken, yine askeri tesislerde yabancı kelimelerin yazılı olduğu tabelaların kaldırılıp yerine Türkçe tabelalar asıldığı aktarılmaktadır.

Peki ne oldu birden bire...

Daha önce asılan tabelalar olduğuna göre, Genelkurmay Başkanlığı'nın bu kampanyası neden icap etti.

Tabelalarda ne yazıldığını bilmiyoruz ama, askeri tesislerden kaldırılan yabancı tabelaları oralara daha önce kimler astı? Asanlar hakkında başlatılan bir soruşturma var mı?

Tabelaları Kürtler mi astı...

Ya da Amerikalılar mı?

Peki W, X ve Q harfleri ve yabancı sözcükler İncirlik Üssü'nden ve diğer Amerikan üslerinden de kaldırılacak mı? Ayrıca yabancı sözcük ayrımı neye göre yapılacak. İçinde Q, W ve X harfi olunca mı ‘yabancı' oluyor...

Diğer tarafta Kürtçe Televizyondan söz edilmektedir. TRT'nin Kürtçe yayın yapmaya hazırlandığı açıklamaları birbirini izliyor. Peki Kürtçe yayında bu harfler kullanılırsa ne olacak?

Dışişleri Bakanlığı istihbarat birimlerinde “uzman İdare Personel” kadrosundan Sinan İlhan'ın Kürtçe yayının başına getirileceği açıklandı.

Acaba, Kürtçe yayın hazırlıklarının yapıldığı bir zamanda W,X ve Q harflerine savaş açılmış olmasının bir anlamı var mı...

Akıl tutulması...

Kürtçe televizyondan söz etmişken Ümit Fırat'ı atlamak olmaz. Fırat Kürtçe televizyon koordinatörü Sinan İlhan'a danışman olarak atanmış. Dünkü Hürriyet'te yer alan haberde Fırat, yeni TRT Kürtçe kanalıyla ilgili şunları anlatıyor:

“TRT'ye yeni bir kanal ilave edilecek. Adı büyük ihtimalle TRT5 ya da 6 olacak. Bu kanal, sadece Türkiye'deki değil, dünya üzerindeki Kürtlerin ilgisine açık olacak. Kanalın başarısı için ekipte görev alacakların çok iyi derecede Kürtçe bilmesi, dilbilgisinde yetkin isimlerdin olması gerekiyor.”

“Şimdilik isimler gizli. Ekip muhafazakar ve ılımlıların yanı sıra bu gün değişik siyasi çevrelerde yer alan eski Kürt solcuları da içeren geniş bir siyasi yelpazeden seçildi. TRT yayınları Kürtçeye çevrilirse olmaz. Başka bir ruh vermek gerek. Kürtler, o kanalı kendilerine ait görmeli. Türkçe bir haberi Kürtçeye çevirmek yerine, Kürt gözü ve mantığıyla haber hazırlamak lazım. Bu kanalın açılması, AKP'nin Kürt hanesine artı puanlar yazar.Modern bir kanalda olması gereken her şey olacak: Programlarda Arapça, Zazaca ve Farsça kullanılacak. Reklamlar Kürtçe olacak. Kürtçe reklam çok önemli. Kürtçe, reklam spotlarına çok uygun bir dil. Haberler sadece Kürt odaklı olmayacak”

Kürtçe reklam çok önemli...

Koç'un “akıl utulması” sözü akıllara neler getiriyor, neler...

Yorumlar

Hayret ve esef


Ya hakkaten elin kocaman yabancı üssü, Adana'nın dibinde dururken, Genelkurmay neden Türkçe olmayan harfler konusunda bu kadar hassas?

Memlketi yabancılara peşkeş çekenler, yerlilerine niye böyle gaddar oluyor?

Bence Ordu, Türkiye'yi bölmek istiyor, başka açıklamasını bulamıyor insan.

Malazgirt'te, Çanakkale'de, Urfa'da, Antep'te Kürtlerle birlikte "kardeşçe" çarpışarak kurulan bu ordu, niye elin gavuruna el-pençe dururken öz be öz yurttaşına düşmanca yaklaşır ki başka?

Vicdan, esef, hayret yani...
21.06.2008, 17:28:07 | Misafir


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili Yazılar


İlgili haberler