
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) en popüler ve en 'verimli' maddesi olan 301'de yapılan değişiklik, gündelik hayatımızda sansasyonel olayların yaşanmasına yol açtı. Alanlarda taleplerini dile getiren Emek Gençliği üyelerinden savcıların sigara yasağındaki tutumunu eleştiren emekli öğretmene kadar birçok kişi 301'in sınırlarına takıldı. Otobüste, savcılıkta, okulda, sokakta, devlet dairesinde, her yerde karşılaşabileceğimiz 301 artık herkesi tehdit ediyor. Türkiye artık 301'lik!
Maddede 8 Mayıs 2008'de yapılan değişikliğin ardından sonuçlanan ilk davada, yayıncı Ragıp Zarakolu hakkında mahkumiyet kararı verilmesi, demokrasi adına hiçbir ilerleme kaydedilmediğini gösterdi. Maddede değişikliğin yapıldığı oturumun ise MHP'li vekillerle Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin'in 'Ben daha Türküm' şovuna sahne olması da maddenin özü hakkında yeterli ipuçlarını veriyor.
'Türklük' şovu
Meclis Adalet Komisyonu'nda yapılan oturum 12 saat sürmüştü. Kanun metnindeki 'Türklük' ifadesinin çıkarılmasına MHP Grup BaÅŸkan Vekili Oktay Vural tepki gösterirken, MHP Adana Milletvekili Yılmaz Tankut'un “Milleti haçlı zihniyetine meze yapıyorsunuz” demesi AKP'lilerin tepkisini çekmiÅŸti. MHP Mersin Milletvekili Behiç Çelik'in “Türke yasal kefen biçilmesin” sözleri üzerine Åžahin MHP'lilere şöyle karşılık vermiÅŸti: “Türklüğü koruyan sadece TCK'nın 301. maddesi mi? DeÄŸerlerimizi koruyan Anayasa'dır. Anayasa'da bu kavramların hepsi var, kimse deÄŸiÅŸtiremez. Ben Türküm, Türklüğüme kimse hakaret edemez. Ben sizden de Türküm. Türklüğü koruyan sadece MHP mi? Ben de en az onlar kadar Türk milletini, Türklüğümü seviyorum.”
"Kutsal devlet anlayışı"
İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve İstanbul Barosu eski BaÅŸkanı Doç. Dr. Yücel Sayman, maddenin devlet kurumlarını, kiÅŸilerin 'düşüncelerine' karşı koruduÄŸunu söyledi. Bu uygulamanın ve mantığın demokrasiyle baÄŸdaÅŸan hiçbir yanı olmadığına dikkat çeken Sayman, maddenin var oluÅŸ amacının ancak insanları 'hizaya getirmek' olabileceÄŸine iÅŸaret etti. 301. maddenin uygulanamayacak kadar abartılı olduÄŸuna deÄŸinen Sayman, “Bir köy kahvesinde, bir aile toplantısında, otobüste söz bakımından 301. madde kapsamından ele alınabilecek bir sürü laflar ediliyor” dedi.
Sayman, 'Türklük' ile 'Türk milleti' kavramları arasında entelektüel açıdan fark olduğunu, ancak pratikte bir değişiklik olmadığını vurguladı.
"TCK'da daha çok var"
TCK'da insanların düşüncelerini belirli kalıplar içinde sınırlayan, yoÄŸurmaya çalışan bir sürü düzenleme olduÄŸuna dikkat çeken Sayman, bu maddelerin uygulamada daha da katılaÅŸtığını dile getirdi. Sayman, “Hele son zamanlarda savcıların ve yargıçların bir kısmı kendilerini devleti korumak, rejimi kollamak gibi misyonlar atfettikçe, kendi esas iÅŸlevleri olan 'özgürlüklerin güvencesi olma' iÅŸlevlerini de yitiriyorlar” diye konuÅŸtu.
"Bu bir sistem sorunu"
“301'deki deÄŸiÅŸikliÄŸi sadece küçük bir makyaj olarak niteliyorum” diyen 301'den 19 davası bulunan Avukat Eren Keskin, sistemi rahatsız eden konularda konuÅŸan herkesin 'suçlu' olduÄŸunu belirtti. Keskin, “Kürt sorunu, Ermeni soykırımı, Kıbrıs'taki militarist iÅŸgal, bütün bunlar hakkında sistemden farklı düşünenler, demokratik bir anayasa yapılmadığı ve militarizme karşı güçlü bir ses çıkmadığı sürece istedikleri gibi konuÅŸamayacaklar” dedi. Türkiye'nin zaten bir korku toplumu olduÄŸuna dikkat çeken Keskin, bu maddeden açılan davalarla korkuyu daha egemen kılmak olduÄŸunu söyledi. 301'den süren yargılamalarda bir deÄŸiÅŸiklik olmayacağını ifade eden Keskin, bunun bir sistem sorunu olduÄŸunu vurguladı.
"Kesinlikle 'demokrasi' deÄŸil"
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Avukatı Fikret İlkiz, deÄŸiÅŸikliÄŸin kamuoyuna demokrasi yanlısı hareket olarak sunulmasının çok büyük bir hata olduÄŸunu belirtti. Yargının ve siyasetçilerin 301'e bakışının aynı olduÄŸunu dile getiren İlkiz, deÄŸiÅŸikliÄŸin ifade özgürlüğünün önünü açmaktan ziyade, siyaseten kullanılacak bir mantığın ürünü olduÄŸunu söyledi. İlkiz, “Onun için 301 deÄŸiÅŸikliÄŸini hiçbir ÅŸekilde bir 'demokrat yaklaşım' ya da 'demokrasi anlayışının sonucu' olarak deÄŸerlendirmemek gerekir. Aksine bu deÄŸerlendirme yapılırsa ÅŸu anki hükümetin yürüttüğü demokrasi anlayışına teslim olmak anlamına gelir” diye konuÅŸtu.
"Sıra kitlesel yargılamada"
Türkiye Barış Meclisi üyesi Hakan Tahmaz, AB'nin ısrarı sonucu 301'de deÄŸiÅŸiklik yapan AKP'nin alaturka bir çözüm bulduÄŸunu belirterek “Kulağını elinin tersiyle göstermeye çalışıyor” dedi. Türkiye'nin sorununun ırkçılıkla mücadele olduÄŸunu dile getiren Tahmaz, TCK'da ırkçılığı yasaklayan maddeler olması gerektiÄŸini dile getirdi. Tahmaz, bir sonraki adımın spor salonlarında 301'den kitlesel yargılamalar olacağını düşündüğünü belirtti.
"Tozlar halının altına"
Düşünce Suçuna Karşı GiriÅŸim Sözcüsü Åžanar Yurdatapan, 301'in ruhunun olduÄŸu gibi durduÄŸunu belirterek en pratik çarenin soruÅŸturma yetkisini Adalet Bakanlığı'na vererek, sansasyonel davaların savcı istese de açılmamasını saÄŸlamak olduÄŸunu söyledi. Yurdatapan, “Ama tozlar halının altına süpürülüyor, yok olmuyor. Mikrop yuvası orası, kim bilir neler üreyecek daha sonra” dedi. Yurdatapan, 301 davalarının ve soruÅŸturmalarının sokaktaki vatandaÅŸa açılıyor olmasını “Yukarıda tepiÅŸildiÄŸi vakit sokak da bundan nasibini alıyor” diye yorumladı.
"Halk deyimleri 301'lik olabilir"
301 yargılaması sonuçlanan Zarakolu'nun duruÅŸma sürecinin takipçilerinden Åžair Sennur Sezer, konuyla ilgili soru soran bir gazeteciye, 301'in sokaktaki insanı kapsayacağına iliÅŸkin görüş belirttiÄŸini hatırlattı. Halk deyimlerinin bile 301'lik olabileceÄŸine dikkat çeken Sezer, “Demokrasi, sözcüklere artı anlamlar yükleyerek yapılan yargılamalarla gerçekleÅŸmez. Demokrasi sınırsız fikir özgürlüğüyle, ama gerçekten fikir özgürlüğüyle saÄŸlanır” dedi.
"Özgürlüklerin çevresine halka"
Yazar Adnan Özyalçıner ise düşünce ve ifade özgürlüğünün kısıtlandığı bir ortamda insan hak ve özgürlüklerinden söz edilemeyeceÄŸini belirtti. 301'in barış içinde yaÅŸamayı ortadan kaldırdığının altını çizen Özyalçıner, “Çünkü özgürce düşüncenizi, ifade ve örgütlenme özgürlüğünüzü kullanamıyorsunuz, dolayısıyla anadil sorunu doÄŸuyor. 301, bütün bu özgürlüklerin çevresine yeni bir halka geçiriyor” diye konuÅŸtu.
Sokağı tehdit ediyor
Hükümetin 'demokratikleşme' olarak yansıttığı değişiklik ve kapsamının daraltıldığı iddialarının aksine, 301'in kapsamı gitgide genişleyerek sokaktaki insanı tehdit eder hal aldı. İşte yaşanan trajikomik 301 'vakaları':
- Urfa Kültür Sanat Merkezi tarafından 9 Mart'ta sahnelenen 'Kurme Darê' tiyatro oyununa 301'den soruşturma açılmış, 2 oyuncunun gerekçesiyle ifadesi alınmıştı.
- Emek GençliÄŸi üyeleri 'Hayat 3 Saatlik Sınava Sığmaz' kampanyası çerçevesinde topladıkları imzaları TBMM'ye gönderdikten sonra “İstanbul'da doÄŸdu, ABD'li oldu, katil Bush'un oÄŸlu Tayyip ErdoÄŸan” sloganından ötürü gözaltına alınmıştı. Avukatları gençler hakkında 301'den soruÅŸturma açılabileceÄŸini dile getirmiÅŸti.
- Tunceli Pertek'te sigara yasağı hakkında konuÅŸurken “Sigara öldürüyorsa savcılar görevini yapsın, görevini yapmıyor” dediÄŸi için 73 yaşındaki emekli Öğretmen Hasan ErdoÄŸan 5 saat gözaltında tutulmuÅŸ, 301'den soruÅŸturma açılmıştı.
- İzmir'de polislerle tartıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınıp 3 karakol gezdirilerek işkence edilen 3 çocuktan yaşadıklarını gazetecilere anlatan biri hakkında 301'den dava açıldı.
- Mayıs ayında İzmit'te bir otobüste sohbet eden iki öğretmen, yoksulların yaÅŸadığı prefabrik evlerin oradan geçerken, “VatandaÅŸ yoksul, hırsızlığa yöneliyor, çalıyorlar.
Polisler yakalıyor bırakıyor, yasalarda boÅŸluklar var” deyince önde oturan sivil giyimli polis tarafından otobüsten indirilmiÅŸ, gözaltına alınmış, kendilerini gözaltına alan polisin suç duyurusuyla haklarında 301'den dava açılmıştı.
DeÄŸiÅŸiklik kelimelerle oynuyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch) henüz maddede değişiklik yapılmadan önce, açıklama yaparak önerilerin 'yetersiz ve gönülsüz' olduğuna işaret etmişti. Örgüt, nisanda değişikliğin hemen hemen kesinleşmiş haliyle ilgili şu yorumları yapmıştı:
- Değişiklik kelimelerle oynuyor, ancak maddenin sorunlu unsurları korunuyor.
- Ceza üst sınırının 3 yıldan 2 yıla indirilmesi suçu ilk kez işleyenlerin cezasının doğrudan askıya alınacağı anlamına geliyor. Ancak bu suçu ikinci kez işleyen kişi hapse girebilir
- Örgüt, Türkiye'de durumun vahim olduÄŸuna dikkat çekerek bunu Adalet Bakanlığı'nın resmi verileriyle destekledi: “2006 yılında 1533 kiÅŸi 301. maddeden yargılandı. 2007'nin ilk 3 ayındaki sayı ise 1189'du.”
İfade ve düşünce özgürlüğünü sınırlayan diğer yasalar:
- Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun (5816 sayılı kanun)
- TCK'nın halkı askerlikten soğutma suçunu tanımlayan maddesi (318. madde)
- TCK'nın adil yargılamayı etkilemekle ilgili maddesi (288. madde)
- TCK'nın halkı sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, dil ve bölgesel farklılıklara dayanarak kin ve düşmanlığa tahrik etme suçunu tanımlayan maddesi (216. madde)