AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
BulunduÄŸunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / AraÅŸtırma

Ergenekon’un temel belgesi


Taraf

Ergenekon’un temel belgesi - Taraf

Ergenekon’un temel belgesi

Politikacılara suikast yapılacak

Ergenekon’un sivil ayağı Lobi’den sonra, sıra çetenin kuruluÅŸ belgesinde. İşte Bir Numara ve altındaki altı komutan ve sivil baÅŸkanın dehÅŸet verici programı... Ergenekon’un “Analiz” baÅŸlıklı temel belgesi 29 Ekim 1999 tarihli. Belge TSK bünyesindeki Ergenekon’un sivil seçkinleri kapsayıp üniversite öğrencilerini ajanlaÅŸtırılarak yeniden yapılanmasını öngörüyor. Belge karşı kamptaki politikacıları tasfiye etmenin iki yolu olduÄŸunun altını çiziyor: Dezenformasyon ve suikast. Sonra birinci seçeneÄŸi “Etkisi kalmadı” diyerek dışarıda bırakıyor: Geriye tek yol kalıyor, suikast...

"Ergenekon'un askeri yüzü"

“Ergenekon analiz yeni yapılanma ve geliÅŸtirme projesi” baÅŸlıklı 29 Ekim 1999 tarihli belge, Ergenekon örgütünün askeri yapılanmasını tüm ayrıntılarıyla gözler önüne seriyor. Belgenin tamamını dikkatinize sunuyoruz:

Ergenekon askeri planında “Merkez Yönetim” yedi daireden oluÅŸuyor. Bunlardan “Kontrol Dairesi”, örgütün emir merkezi konumunda. “Analiz-Yeniden Yapılanma, Yönetim ve GeliÅŸtirme Projesi”nde “Merkez Yönetim” şöyle anlatılıyor: “Ergenekon, örgütün BaÅŸkanına doÄŸrudan baÄŸlı olan 4 daire Komutanlığı ile iki sivil BaÅŸkanlıktan oluÅŸmalıdır. Toplam 6 ünitenin komutan ve baÅŸkanlarının bir asistanı ile bir de bölüm uzmanından oluÅŸan iki yardımcısı olmalıdır. Ünitelerin komutan ve baÅŸkanlarının yanında görev alacak bölüm uzmanı, illegal faaliyetlerin yurtiçi ve yurtdışı hukuk platformunda legal gibi gösterilebilmesi düzenlemelerinden sorumlu olacaklardır. Şöyle ki:
Ergenekon Örgütünün Şeması
Ergenekon Örgütünün Şeması
  1. Ergenekon Başkanlığı
  2. İstihbarat Dairesi Komutanlığı
  3. İstihbarat Analiz ve Değerlendirme Dairesi Komutanlığı
  4. Operasyon Dairesi Komutanlığı
  5. Finansman Daire Başkanlığı (Sivil)
  6. Örgüt içi Araştırma Dairesi Komutanlığı
  7. Teori Tasarım ve Planlama Dairesi BaÅŸkanlığı (Sivil)”

"Sivil ajanlara yönelindi"

"EÄŸitim ÅŸart“

"Ergenekon örgütü bünyesinde yer alacak personel mutlaka ve sürekli olarak eÄŸitim programlarında tutulmalıdır. Kullanılacak her ajan eÄŸitimden geçirilmelidir. Ve eÄŸitime olabildiÄŸince özen gösterilmelidir. EÄŸitim veren eÄŸitmenlerin raporları titizlikle incelenmelidir. EÄŸitim sonrasında eÄŸitim alanlar sınanmalıdırlar. Böylece, geliÅŸim ve etkinlik düzeyi arttırılırken, personel kontrol altında tutularak güvenlik saÄŸlanacağı gibi, personel sıkça motive edilmiÅŸ olacaktır.”

"JİTEM Ergenekon'un içinde"

Ergenekon’un “yeniden yapılandırma” planında “İstihbarat örgütleri ve politikaları” baÅŸlığıyla yer alan bölümde, örgütün personel politikaları anlatılıyor. JİTEM ve MİT’ten de söz edilen bölümde dikkat çekici noktalar şöyle:

"Bunları aramıza almayalım"

“Türlü özverilerle yurtdışında eÄŸitim görmeleri saÄŸlanan yetiÅŸkin insan kaynakları ne acıdır ki; ülke çıkarları için “negatif” veriler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu nedenle devletin en önemli yapı taÅŸları çökmüş ve iÅŸlemez hale getirilebilmiÅŸtir. Bu nedenle Ergenekon bünyesinde yurtdışında eÄŸitim görmüş personel bulundurulmaması zorunluluÄŸu vardır.”

"Hedef Üniversiteliler"

“Ordu birlikleri içinde yer alan askerler ile üniversitenin birinci ve ikinci sınıflarında öğrenim gören gençler yararlanabilecek pozitif bir kaynaktır.”

"MİT ve JİTEM'den ders alalım"

“Ergenekon gibi çok, özel bir yapılanmanın içinde yer alması uygun görülecek sivil personelin seçimi olabildiÄŸince dikkat titizlik ve özen istemektedir. Aksi halde Türkiye Cumhuriyeti Resmi istihbaratı MİT’in bugün içinde bulunduÄŸu sorun ve çeliÅŸkilerin benzer versiyonları Ergenekon bünyesine taşınmış olur.

Ergenekon, benzer bir örneÄŸi kendi içinde JİTEM gerçeÄŸi ile yaÅŸayarak yeterli deneyim elde etmiÅŸtir. Bu deney kazanımı bugün düzenlenecek olan yeni yapılanma için çok önemli ve pozitif bir kazanımdır. Gerek ülke içinde gerek ülke dışında istihbarat birimlerinin mevcut olumsuz imajını da kendiliÄŸinden ortadan kaldıracaktır.”

"JİTEM deneyimi"

“Bu noktada bir saptama yapılmasını yararlı görmekteyiz şöyle ki: Ergenekon içinde sivil personelden yararlanılması düşüncesinin doÄŸuracağı ‘önyargılı endiÅŸeler karşısında saÄŸlıklı bir analiz yapılacak olduÄŸunda: JITEM deneyimi ve bugün Ergenekon içinde mevcut sorunlar dikkate alındığında, endiÅŸeler önyargılar kendiliÄŸinden ortadan kalkacaktır. Çünkü; insan yapısındaki yapı taÅŸları özellikleri dikkate alındığında asker-sivil ayrımı yapılamayacağı ortaya çıkar.”

"Herşeyi duyacak ve görecek"

“Ergenekon’un gözleri her ÅŸeyi görmeli, kulakları her ÅŸeyi duymalıdır. İstihbarat toplamak için pek çok yol vardır. Örgüt elemanlarından saÄŸlanan bilgiler, yabancı örgütlerden elde edilen bilgiler, yabancı örgütlere sızdırılan ajanlar aracılığı ile elde edilen istihbaratlar. Yabancı örgütler ve içlerine sızdırılan ajanlar aracılığı ile elde edilen istihbarat çok önemlidir. Ancak, bunlar kontrol dışına kalan kanallardır. Bu nedenle sürekli kontrol edilmeli, denetlenmeli ve sıkça motive edilmelidirler.”

"Ajanları doktorlardan seçin"

Ergenekon’un temel belgesinde istihbarat için öngörülen ajanların, doktor, avukat ve psikolog gibi mesleklerden seçilmesi isteniyor:

"İdeolojik yakınlık"

“Bir istihbarat örgütünün organizasyon ve elemanlarının yapıları çok büyük önem ifade eder. Ergenekon merkez yönetiminde yer alacak eleman sayısı olabildiÄŸince az olmalıdır. İllegal çevrelerden seçilecek elemanlar, etnik ve siyasal ideoloji açısından örgüt ideolojisi ve amaçlarına en yakın uygunluk gösterenler tercih edilmelidir.”

"Legal işte çalışsın"

“Genç, yetenekli eÄŸitimli ve donanımlı personel arasından seçilecek 3 kiÅŸi Ergenekon içinde (üniteler arası) ve örgüt dışında örgütü temsilen hareket edebilmeli ve teması saÄŸlamalıdır. Bu kiÅŸiler örgüt içinde görev almamalı, örgüt dışında legal bir iÅŸte istihdam edilmelidir. Böylece güvenlik saÄŸlanmış olacaktır. Zaman içinde bu personel arasından Ergenekon bünyesinde gerekli olacak çok baÅŸarılı yöneticiler yetiÅŸecektir.”

"Avukatları seçin"

“Gençlerden seçilmiÅŸ yeteneklerin eÄŸitilerek kazanımı dışında, profesyonellerden yararlanılması pozitif bir yoldur. Doktorlar, avukatlar, psikologlar, vb gibi.. Çünkü, bu gruba girenlerin, toplumun her kesiminden insanla temasta oldukları görülecektir.

Bu noktada önemli bir saptama yapmakta büyük yarar vardır. BaÅŸarılı istihbarat örgütleri elemanlarının anestezi altında bilgilerini açığa vurabilecekleri olasılığından ötürü, doktor ve psikologlar tarafından tedavi edilmelerine izin vermezler. Gerekli hallerde kendi bünyeleri içindeki doktor ve psikologlardan yararlanırlar.”

"Hayat kadınlarına başvurun"

“İstihbarat sanatında en çok yarar saÄŸlanan fahiÅŸeler olmuÅŸtur. Çünkü insanlar çoÄŸu kez ruhsal problemlerin etkisiyle ve bilinçsiz bir karşı konulmazlıkla, sırlarını fahiÅŸelerle paylaşırlar. Bu bilimsel bir tespittir ve 2000 yıldır yararlanılan bir metodtur.”

"Siyasilere suikast düzenlenecek"

Ergenekon terör örgütünün kanlı yüzünü “Politikalar” baÅŸlıklı bölüm gözler önüne seriyor. Plana göre hedefe varılması için suikastlerin düzenlenmesi isteniyor. “21. yüzyılda, kaçınılmaz bir biçimde dünya politikalarını ve siyasetçilerini istihbarat örgütleri biçimlendirecektir. Bu öylesine bir etkinlik olacaktır ki; 100 hatta 200 yıl sürecektir. Neden 100 ya da 200 yıl? 20. yüzyıl dünyasında kültürel etkinliklerle toplumlar çökertilmiÅŸ ve yapı taÅŸları deÄŸiÅŸtirilmiÅŸtir. Ve bu politikanın adına “globalleÅŸme süreci” denilmiÅŸtir. Ancak, Çin ve Japonya’da baÅŸarısız kalınmıştır. Çin ve Japon toplumlarının da kültür emperyalizmi ile çökertilmesi, yapı ve inançlarının deÄŸiÅŸtirilmesi gereklidir. Bu nedenle emperyalist tuzağı globalleÅŸme sürecinin amacına eriÅŸerek “Dünya Hükümeti” kurabilmelerinin önünde 100 ila 200 yıllık bir zaman engeli oluÅŸmuÅŸtur.

Dünyada var olabilmiş tüm sistemler, ülke çıkarları ve mevcut rejim ilkelerine aykırı ideolojilere sahip siyasileri engellemiştir. Bunun ise iki yolu vardır:
  1. Suikast
  2. Dezenformasyon.
"Tek yol suikast yapmak"

Kaçınılmaz olarak 21. Yüzyıla adım atmakta olan Türk insanı, kültürel anlamda dünya görüşü geliÅŸmediÄŸi, okumadığı, matbaa makinesi ile icat edilmesinin üzerinden 900 yıl geçtikten sonra tanışabildiÄŸi için; kolayca yanıltılabilmekte ve her an kandırılmaya açık beklemektedir. Bu nedenle dezenformasyon ya da bir baÅŸka anlatımla ‘kara propaganda’ sonuçları bakımından negatiftir. KiÅŸisel çıkarlar adına siyasete yönelmiÅŸ ve hedefe ulaÅŸabilmek adına her ÅŸeyi mubah sayabilen siyasilerin engellenebilmesi için; geriye kalan tek yol suikasttır.”

"İllegal örgütlerle işbirliği"

“Suikast operasyonlarına gerek duyulmaması için, siyasi portreler çok ciddi biçimde analiz edilmeli, ortak ideallere uygun siyasilerin seçim kampanyaları organize edilerek parlamentoda etkin ve güçlü bir biçimde yer alabilmeleri saÄŸlanmalıdır. İçte ve dışta ortak ve benzer idealler doÄŸrultusunda faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası legal ve illegal örgütler ile iÅŸbirliÄŸine yönelmek kaçınılmaz ve zorunluluktur.”

Ergenekon’un temel belgesi 2

"Naylon terör örgütü kurulacak"

Belge terör örgütlerinin mutlaka kontrol altında tutulmasını ve gereÄŸinde “naylon terör grupları” oluÅŸturularak terör dünyasına yön verilmesini öngörüyor. “Ulusal ve uluslararası illegal örgütlerle iÅŸbirliÄŸine yönelmek kaçınılmaz bir zorunluluktur” saptaması yapıyor

"Naylon örgütleri"

21. yüzyılda en önemli sorunlardan birisi de “terör” olacaktır. Terör uluslararası jeo/ekonomik politikanın karıştırılmasında ve temel rol oynayacaktır. Türkiye için terör yalnızca toprak bütünlüğünün ortadan kaldırılabilmesi ve bölgesel istikrarsızlaÅŸtırma amaçlı deÄŸildir. Türkiye’nin ticaret ortaklarına yönelik terör; destabilizasyon yaratacak, böylece Türkiye’nin dış ticaretine büyük darbe vurularak, ticari platformda ticaret hacminin önünün kesilmesi saÄŸlanmaya çalışılacaktır. Bu nedenle terör grupları kontrol altında tutulmalı, gereÄŸinde ‘Naylon terör grupları” oluÅŸturularak, terör dünyasına yön verilmeli ve güçlü istihbarat örgütlerinin kurguladığı oyunun içinde mutlaka yer alınmalıdır.”

Ergenekon’un temel belgesi 3

"UyuÅŸturucu ve kimyasal silah iÅŸine girilecek"

Almanya’nın uyuÅŸturucu üretiminin olmazsa olmaz maddesi olan asit anhidrit tekeli kurduÄŸu iddiasını gıptayla aktaran örgüt belgesi uyuÅŸturucudan para kazanma yolunu tavsiye ediyor

"Uyuşturucu ticareti denetim altına alınmalı"

“Türkiye silah üreten bir ülke durumunda olmadığından, jeo/stratejik açıdan kaçınılmaz olarak ve iradesi dışında zorunlu olarak uyuÅŸturucu satışında köprü durumundadır. UyuÅŸturucu ticaretini denetim altına olmalıdır.

"Kimyasal silah üretelim"

Türkiye’nin bir baÅŸka ÅŸansı da kimyasal silah üretimi olabilir. Çünkü, bu alanda baÅŸarılı sonuçlar elde edebilecek insan kaynaklarına sahiptir.

İllegal iÅŸlerin en önemli sorunu, faaliyetlerinin gizliliÄŸidir. Bu alandaki faaliyetleri bilenlerin sayısı mümkün olabildiÄŸince az olmalıdır.”

Ergenekon’un temel belgesi 4

"Kara para aklanacak"

Örgüt belgesinde en yüksek kâr elde etme ve para aklama yolu olması nedeniyle kimya ve ilaç sanayiine, hava kargo taşımacılığına girilmesi hedefleniyor. İllegal yollardan elde edilecek paranın özkaynak olarak örgütün legal şirketlerinde aklanması öneriliyor

"Ergenekon'un kara para ticareti"

Ergenekon’un temel belgesinde, yasa dışı yollarla elde edilen paranın nasıl aklanması gerektiÄŸi anlatılıyor.

"Banka ve Holding"

“Ergenekon, doÄŸrudan kendi örgütüne baÄŸlı holdingler ve bankaları süratle kurup ideolojiye uygun ekonomi/politik denge saÄŸlayabilmelidir. Gerçek anlamda bir bağımsızlığa ulaşılması ve devamının saÄŸlanabilmesi için, bu hedeflerin yaÅŸama geçirilmesi ÅŸarttır. Özetle; Ergenekon’un üretim tesislerine, ticari holdinglere ve bankalara ihtiyacı vardır. Hem de doÄŸrudan ve mutlak sahibi olarak. İşte bu kaçınılmaz zorunluluk noktaları olan: Medya, Uluslararası Ticaret, Bankacılık alanlarında deneyimli, Kemalist ideolojiye uygun sivil personele ihtiyaç vardır. Yine aynı ÅŸekilde legal ve illegal oluÅŸumlardan yararlanma zorunluluÄŸu vardır.”

"Kargoda aklayalım"

“Çok yüksek kar saÄŸlayan legal ticari faaliyet alanları arasında ilaç ve kimya sanayi en baÅŸ sıralarda yer alan sektörlerdir. Yine aynı ÅŸekilde hava kargo taşımacılığı çok önemli bir yer iÅŸgal eder. Bu alandaki ticari faaliyetler, para aklanması için çok uygun alanlardır. Özellikle uyuÅŸturucu üretiminde olmazsa olmaz asitanhidrit üretiminde dünyanın tek üreticisi oluÅŸu, sentetik uyuÅŸturucuların yapımında kullanılan kimyasal maddelerin üretim ve satışından (legal ve illegal) elde edilen karlar, günümüz Federal Almanya Cumhuriyeti ile tüm dünyada serbest dolaşımda olan Alman Mark’ını yaratmıştır.”

Ergenekon’un temel belgesi 5

"YandaÅŸ medya oluÅŸturulacak"

Ergenekon’un medya kuruluÅŸlarını mutlak bir biçimde kontrol etmesi gereÄŸinin altını çizen belge, örgütün kendi medya kuruluÅŸlarını oluÅŸturarak ulusal ve uluslararası medya üzerindeki denetimi pekiÅŸtirmesininin zorunlu olduÄŸunu belirtiyor.

"Çatlak sesler susturulacak"

Medya, en iyi ve en yararlı reklamcıdır. 20. yüzyılda istihbarat örgütleri medyadan çok yararlandılar. 20. Yüzyılın son yıllarında ise; kendi medya kuruluşlarını devreye sokarak bunları uluslararası platformda giderek güçlendirdiler. Böylece ulusal yayın organlarından elde edilen yararlar, uluslararası platformda dünya kamuoyunun kendi çıkarları ve amaçları doğrultusunda yönlendirilmesini sağladılar. 21. yüzyılda ise; uluslararası medya kuruluşları ile ülkelerin yerel medya kuruluşları arasında ortaklıklar oluşturma yoluna gidilecek, tüm istenmeyen çatlak sesler örtülü bir biçimde bastırılarak susturulmuş olacaktır.

"Gerekirse hükümet devrilecek"

Ergenekon’un temel belgesinde “güçlü bir istihbarat örgütü” için neler yapılması gerektiÄŸi sıralanıyor. Belgede istihbaratın gerekirse hükümetleri devirecek senaryoları üretebileceÄŸi vurgulanıyor.

“21. yüzyılda güçlü bir istihbarat örgütünün anahtarı, uluslararası finansal organizasyonları engellemek olacaktır. Dünya para hareketinin dikkatle izleniÅŸi, gerek uluslararası platformda gerekse ülke içinde siyasi ve toplumsal oluÅŸumları çok önceden görerek, karşı önlemler alınmasını saÄŸlayabilmenin en etkin çözüm yoludur. 21. yüzyılda en etkin istihbarat enstrümanı uluslararası ekonominin kullanımı olacaktır. İstihbarat örgütleri para/politikalarının türlü senaryoları ile ülkelerdeki hükümetleri çok büyük bir rahatlıkla devirebilecek ya da çıkar ve amaçları doÄŸrultusunda yönetimler uygulamaya mecbur bırakacaklardır. Ergenekon, kaçınılmaz bir biçimde, çağın ve koÅŸulların gereÄŸi olarak ekonomi alanında çok etkin faaliyetler uygulamaya koymak ve para akışını kontrol altına alma zorunluluÄŸu ile karşı karşıyadır.”

Ergenekon’un temel belgesi 6

Yarar sağlamayan ajanlar öldürülecek

Belgenin en ürkütücü bölümü, varlığından sadece baÅŸkanın haberdar olacağı “Kontrol Dairesi” ile ilgili. Bu dairenin personeli tercihen “merhametsiz” özel kuvvetler görevlilerinden oluÅŸacak. Dairenin ilk görevi operasyon sırasında temizleme ve ortadan kaldırma iÅŸlemlerinden doÄŸacak sorunları çözmek. İkinci görevi ise davaya ihanet eden ve yarar saÄŸlamayan ajanları öldürmek

"Yönetici ve ajanlar mesafeli olacak"

“Bu ünitelerin komutan ve baÅŸkanları, birbirlerini tanımalarında hiç bir sakınca olmamakla birlikte, birbirlerinin görev ve sorumluluk alanlarını bilmemeleri esası, Ergenekon’a istihbarat örgütleri içinde ayrıcalıklı bir özellik ve güvenlik kazandıracaktır. Bu 6 ünitede görev alacak ajanlar, kendi bölümlerinin komutan ve baÅŸkan asistanları dışında diÄŸer üniteler ve personel ile hiç bir ÅŸekilde irtibat kuramamalıdır. Örgütün üst düzey yöneticileri ile personel ve ajanlar arasında mutlak mesafe olmalıdır. Aksi halde baÅŸarısız bir operasyon sonucunda üst düzey yöneticilerinin korunması saÄŸlanamayacağı gibi, örgütün kendisi riske atılmış olur ve örgütün imajı korunamaz.

Üniteler arasında enformasyon deÄŸerlendirmesinde ayrıcalık tanınabilecek tek bölüm, ‘Operasyon Dairesi Komutanlığı’dır. Çünkü elde edilecek enformasyon analiz ve deÄŸerlendirilmesinde gerektiÄŸi hallerde katkısı olabilir.”

"Yakalanan ajanlar öldürülecek"

“Bu dairenin varlığından Ergenekon Örgütü BaÅŸkanı/Komutanından baÅŸkaca hiç kimsenin bilgisi olmaması kesin bir gerekliliktir. Operasyonlarda yer alması zorunlu olan dairede yer alan ajanların ilk görevi; operasyon alanı içinde bulunmak, operasyon esnasında temizleme ve ortadan kaldırma gibi iÅŸlemlerde doÄŸabilecek sorunları çözümlemektir.

"Örgütün temizlikçileri"

İkinci bir görevleri, karşı istihbarat örgütlerine geçen, yakalanan veya operasyon amacına aykırı hareket eden herhangi bir ajanı öldürmektir. Bir ajanın sonu baÅŸlangıcında olduÄŸunun ilk iÅŸareti, örgüte ve ajanlarına karşı sorumluluk alanında yarar saÄŸlamaya baÅŸladığı süreçtir.”

"Ajanlar tsk bünyesinden seçilecek"

“Kontrol Dairesinde görevlendirilecek ajanlar, mutlaka Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ve özel operasyon ünitelerinden çok dürüst, güvenilir kiÅŸilerden seçilmelidir. Bu ajanlar merhametsiz olmalı ve bağımsız görev yapabilmelidir. Emirleri doÄŸrudan Ergenekon Komutanı’ndan almalıdırlar, üst yöneticiler ve örgüt personeli ile ajanları tarafından bilinmemelidirler.”

Ergenekon’un temel belgesi 7 

Yabancı bankalardaki hesaplar boşaltılaca

Belge örgütün üretim tesislerine, ticari holdinglere ve bankalara doÄŸrudan ve mutlak sahip olması gerektiÄŸini söylüyor. BaÅŸka ÅŸirketlere sızıp hacker’lar eliyle bunların banka hesaplarının içeride ve dışarıda boÅŸaltılmasını, naylon ÅŸirket kurup iÅŸleri bittiÄŸinde personelin ortadan kaldırılmasını öneriyor.


"Bankalara sızşak lazım"

Ergenekon’un “yeniden yapılandırma” planında örgüte finansal kaynak saÄŸlanması için yapılması gerekenler sıralanıyor. Planda, banka hesaplarıyla oynama, naylon ÅŸirketler kurma ve Hazine arazilerinden yararlanmaya kadar çok sayıda madde sıralanıyor:


"Banka hesapları ile oynanacak"

“Daha önce söz ettiÄŸimiz nedenlerden ötürü hükümetler istihbarat örgütlerine finansal kaynak saÄŸlamaktan hiç hoÅŸlanmazlar. Bu nedenle istihbarat örgütleri finansal kaynaklar, yaratmak zorundadırlar.

Güçlü bir istihbarat örgütlenmesi, enformasyon toplanması, değerlendirilmesi, operasyonlar düzenlenebilmesi için istihbarat örgütlerinin çok güçlü finansal desteğe ihtiyacı olduğu gibi ekonomi/politiği kontrol edebilmesi için de finans dünyasını kontrol altında tutabilmesi zorunludur.

Finansal kaynaklar yaratılabilmesi için, orta ve büyük ölçekli A.Åž. yapılanmasındaki ÅŸirketlerden yararlanılması, onların içine sızılması, elde edilecek banka iÅŸlemleri hesap ve ÅŸifre kodları ile yine uluslar arası bankalar ile yurtdışındaki çeÅŸitli ülke bankalarına sızdırılmış ajanlar aracılığı ile hesaplardan para aktarımları yapılmalıdır. Bu operasyonlar 2/3 gün içinde tamamlanmalıdır. Böylece hesaplarla kimin oynadığı anlaşılamaz. Bu iÅŸlemleri baÅŸarıyla ve çok basitçe çözümlemek mümkündür ve bu iÅŸlemler için “Hackers” tanımlamasıyla anılan pek çok bilgisayar hırsızı vardır. Bunlardan yararlanılmalıdır.”


"Naylon ÅŸirketler kurulacak"

“Liberal ekonomilerde doÄŸal ticari iÅŸleyiÅŸ içinde her yeni günde pek çok ÅŸirket kurulmaktadır. Bunlar, çeÅŸitli nedenlerle ya da illegal amaçlı kurulduklarından her yeni günde de kapanmakta, iflas baÅŸvurularında bulunmaktadırlar. Ticaret kuralları içinde doÄŸal akışın böyle olduÄŸu bir dünyada ‘Naylon Åžirketler’ kurulmalı, ithalat-ihracat, Temsilcilik, Dağıtım ve Pazarlama alanlarında faaliyet gösterilmeli, iÅŸlemler tamamlandıktan sonra, naylon ÅŸirketlerin kurulması için kullanılan elemanlar ortadan kaldırılmalıdır. Elde edilen ekonomik girdiler, öz kaynak olarak örgütün kuracağı legal ÅŸirketlerde deÄŸerlendirilerek aklanmalıdır.

Ergenekon’un kuracağı legal ticari ÅŸirketler, deÅŸifre olmadıkları sürece yaÅŸatılmalı; geliÅŸtirilerek, güçlenmesi saÄŸlanmalıdır. Böylece ekonomi kontrol altında tutulacak, para, akışları yönlendirilebilecek, kapital dünyasının içinde yer alındığından ekonomik istikrarın dış istihbarat örgütleri, uluslar arası finans kuruluÅŸları, siyasiler ve her ÅŸeyi mubah sayan ticaret adamlarının spekülatif amaçlı soygun ve vurgunları önlenebilecektir.”


"Yurt dışından kaynak aktarılacak"

“Türkiye’den pek çok kiÅŸi yurtdışına kaynak aktarmaktadır. Ve bunun önüne geçebilmek mümkün deÄŸildir. Ancak, çeÅŸitli ülkelerde bankalara sızdırılacak bilgisayar hırsızları, tespit edilen bu kaynaklar ile Türkiye’den kaynak aktarımı yapan kuruluÅŸların likit aktarımlarını mevcut güçlü bir ÅŸirket üzerinden yeniden Türkiye’ye aktarabilir. ÇeÅŸitli ülkelerdeki bankalara sızdırılacak bilgisayar hırsızlarından yararlanılarak, likit kaynak aktarımı yoluna gidilmelidir. Bu türden kaynak aktarımları operasyonları 48 saatte tamamlanmalıdır. Operasyon sonrasında bankaların durumu tespit edebilmeleri için 5/6 gün gibi bir süre geçmektedir ki; bu süre operasyon sonrası için güvence saÄŸlanabilmesi için de yeterli bir zamandır.”


Ergenekon’un temel belgesi 8 

Askeri ataşelerden yararlanılacak



Örgüt yurtdışı faaliyetlerde elçiliklerde görevli askerî personele özel bir misyon yüklüyor: “ÇeÅŸitli ülkelerde ticari ÅŸirket kurup finansal güç kazanımı yoluna gidilmeli, askeri ataÅŸelerden mutlaka gerektiÄŸi biçimde yararlanılmalıdır”

"Askeri ateÅŸelerden yararlanma"

Ergenekon’un yeniden yapılanması hedefinde Askeri AteÅŸeler’den gereÄŸi biçiminde yararlanılacaktır.

"Yurt dışı ticari faaliyetleri"

“ÇeÅŸitli ülkelerde kurulacak ticari ÅŸirketler, kullanılarak finansal güç kazanımı yoluna gidilmelidir. ÇeÅŸitli, ülkelerde görev yapmakta olan Askeri AteÅŸeler’den bu alanlarda da mutlaka gereÄŸi biçimde yararlanılmalıdır.”

"Hazine arazileri kullanılacak"

“Hazine arazileri kentleÅŸme yörelerinde “gecekondu MAFIA’sı”na yıllardır kaynak saÄŸlamaktadır. Oysa ki, bu kaynaktan siyasi otoritelerin “oy” çıkarına dayalı, MAFIA’nın rant saÄŸlaması önlenebilmeliydi. Ancak, olmadı! Ergenekon, hazine arazilerinden bu anlamda deÄŸil ama, spekülatif kazanç anlamında yararlanarak kaynak yaratmalıdır. Sanayi bölgeleri, toplu konut yapımları için hazine arazilerinden yararlanılarak, imar alanları yaratılmaktadır ve bu alanlardan spekülatif kaynaklar yaratılarak, art niyetli kiÅŸiler yararlandırılmaktadır. Ergenekon hazine arazileri üzerinde yeni organize sanayi alanları ile yeni toplu konut alanlarının oluÅŸturulmasından spekülatif kaynaklar yaratmalıdır. Bu yollardan saÄŸlanacak olan kaynaklar, konut ihtiyacı alanında kurulacak inÅŸaat ÅŸirketi ile deÄŸerlendirilerek, sürekliliÄŸi olan kaynaklar yaratılabilecektir.”

Ergenekon’un temel belgesi 9

Bütün STK’lar kontrol edilecek

Belgede yeni sivil toplum kuruluÅŸları oluÅŸturma hedefiyle de yetinilmiyor: “Ergenekon Türkiye’deki tüm STK’ları kontrol altına almalıdır”

"Stk'ları kullanalım"

“Ergenekon’un kendi kuracağı sivil toplum örgütlerine ihtiyacı vardır. Çünkü sivil toplum kuruluÅŸları içte ve dışta kamuoyunda kutsal bir insanlık görevi yerine getiren örgütler olarak deÄŸerlendirilirler. Bu örgütlerin girebildiÄŸi ve etki altına alabildiÄŸi öyle noktalar vardır ki; bunu diplomasi saÄŸlayamaz. Sivil toplum örgütlerinin imajı, saygın, kutsal ve masumdur. Bu özelliklerinden ötürü dünyanın her ülkesinde geniÅŸ halk kitleleri sivil toplum örgütlerinin arkasındadır. Sivil toplum örgütleri aracılığı ile dünya kamuoyu kolayca etki altına alınarak yönlendirilebilir.

Ergenekon, Türkiye’de faaliyet gösteren tüm sivil toplum örgütlerini kontrol altına almalıdır. Bu bir zorunluluktur. Çünkü, bu örgütlenmelerin finans kaynakları dış ülkelerdir.”

"Siviller ile buluşma planı"

Ergenekon belgesinin “Kapsam” baÅŸlıklı bölümünde, Ergenekon içinde yer alan TSK mensupları ile sivillerin organizasyonunun geç kalınmış bir giriÅŸim olduÄŸu belirtiliyor:

"İşbirliği zorunlu"

“Yukarıda özetle ifade edilmeye çalışıldığı gibi, bu analiz, yönetim, geliÅŸtirme ve yeni yapılanma raporu, haddimizi aÅŸarak Ergenekon’un büyüteç altına alınmasından daha ziyade, pek çok sistemin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığı ve bağımsızlığı üzerinde oynanan sinsi/çok emelli oyunların analizinden yola çıkılarak, 21. yüzyılda yepyeni bir yapılanma ile deÄŸerli TSK mensuplarının yanı sıra, sivillerden de sonuna deÄŸin yararlanılması gereÄŸi ve zorunluluÄŸuna yer verilmiÅŸtir.”


"Her meslekten sivil"

“Ergenekon içinde yer alan deÄŸerli TSK mensupları ile Kemalizm’e ve ülkesine baÄŸlı, insanlık onurunu ve kimliÄŸini yitirmemiÅŸ, her meslekten sivillerin organizasyonu ile ortaya çıkacak olan yeni yapılanma gerçekte geç kalınmış bir giriÅŸim olarak görülmelidir. Her meslekten seçkinlerin yer alacağı sivil personel kadrosu ile Ergenekon, iç ve dış faaliyetlerinde çok daha etkin bir güce eriÅŸecek; her alanda hareketlilik, duyarlılık ve yaptırım gücü yüksek olanaklar kazanmış olacaktır.”

"İşte 21.yüzyılın ergenekonu"

Plana göre 1914’lerde olduÄŸu gibi bugün de İstanbul, dış ülkelerin istihbarat ajanlarının cirit attığı, pek çok yandaÅŸlarının olduÄŸu, dileklerini gerçekleÅŸtirebildikleri bir dünya kentine dönüşmüş durumda. Çünkü savaÅŸ sürüyor. Savaşın tek amacı Türkiye Cumhuriyeti’ni bölerek yıkmak.

Ergenekon’un “yeniden yapılandırma” belgesinde çalışmanın amacı; “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren ‘Ergenekon’un re-organizasyona katkıda bulanabilmek” olarak anlatılıyor. Dış ülke istihbarat örgütlerinin devletin her kademesine sızdığı belirtilen belgede, “Ergenekon’un her zaman olduÄŸundan çok daha fazla önem ifade eder duruma geldiÄŸi” dile getiriliyor. Belgede Ergenekon’un amaçları şöyle anlatılıyor:

"Ergenekon TSK bünyesinde"

“Bu çalışmanın amacı, Atatürk ilkeleri doÄŸrultusunda biçimlendirilmiÅŸ, Kemalizm’in tek, gerçek ve içtenlikli koruyucusu Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren ‘Ergenekon’un reorganizasyonuna katkıda bulunabilmektedir.”

"Savaşlar Batı'nın hediyesi"

“1. Dünya Savaşı’nın ardından, sözde savaÅŸa son veren gerçekte ise; barışa son veren barış antlaÅŸmaları imzalanmıştır. Bu barış anlaÅŸmaları ise; Mısır’dan, Afganistan’a, İran’dan, Umman Denizi’ne deÄŸin birbirine rakip dinlerin, ideolojilerin, milliyetçilik akımlarının ve hanedanların savaÅŸtığı bir savaÅŸ alanı yaratmıştır. Rus-Afgan, Iran-Irak ve Lübnan savaÅŸları, Kürt hareketleri ve sonu gelmeyen Arap-İsrail sürtüşmeleri; Batı’nın bölgeye hediyesidir.”

"Yıkıcı faaliyetler tırmanışta"

“KurulduÄŸu günden baÅŸlamak üzere sürüp giden, emperyalist sisteme dayalı bölücü/yıkıcı/çok uluslu/çok emelli sinsi faaliyetler; Arnavutluk’un çözülmesi, İran’da Åžah rejiminin yıkılması ve Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler BirliÄŸi’nin dağılması ile birlikte sabırsızlıkla iÅŸtahların artmasına yol açmıştır. Çünkü, bu rejimIerin kuruluÅŸ dönemleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluÅŸ dönemleri hemen hemen aynı dönemlere rastlar. İşte bu nedenlerden ötürüdür ki; Türkiye Cumhuriyeti’nin 75. yılını idrak ettiÄŸi 20. Yüzyılın son yılında, bölücü/yıkıcı faaliyetler çok tehlikeli bir tırmanışa geçmiÅŸtir.”

"Yerli işbirlikçiler devrede"

“1914 yıllarında İstanbul, dış ülkelerin istihbarat ajanlarının cirit attığı, pek çok yandaÅŸlarının olduÄŸu, dileklerini gerçekleÅŸtirebildikleri bir dünya kentine dönüşmüştü. Bugün de böyledir. Çünkü savaÅŸ sürdürülmektedir. Ve bu savaşın tek amacı vardır. Bölerek/parçalayarak Türkiye Cumhuriyeti’ni Yıkmak!”

"Bölücüler her yerde"

“Kaynağını dış ülke istihbarat örgütlerinin sinsi ve çok yönlü emellere dayalı; finans/organize/yönlendirme çabalarından alan ve ülke içinde konuÅŸlandırılan bu güç odaklarının yerli iÅŸbirlikçi uzantıları, devletin her kademesine sızarak, TBMM’ne girebilmiÅŸ ve hatta siyasi platformda iktidar dönemleri yaÅŸamışlardır. Bunun içindir ki; Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon, Türkiye Cumhuriyeti için, her zaman olduÄŸundan çok daha fazla yaÅŸamsal önem ifade eder duruma gelmiÅŸtir.”

"Yeniden yapılandırılma çabası"

“Bu çalışmada Atatürk ilkeleri ve hedefleri doÄŸrultusunda TSK bünyesi içinde faaliyet gösteren Ergenekon ‘un sorunlarının belirlenmesi ve giderilmesine yönelik gözlem, tespit, karşılaÅŸtırma ve önerilere yer verilmekle yetinilmeyip, yepyeni bir yapılanma örneÄŸi önerilmektedir. Böylelikle, Ergenekon’un 21. yüzyıl koÅŸullarına uygun re-organizasyonu doÄŸrultusunda analiz yapılarak, bir araÅŸtırma, geliÅŸtirme ve yeni yapılanma raporu hazırlanmıştır. Ergenekon’un gerçek ve çaÄŸdaÅŸ anlamda re-organizasyonun saÄŸlanabilmesi için talep edilmesi halinde daha birçok ayrıntılı etüt hazırlanması mümkündür.”

"Kral Tutmois de Cengizhan da var"

Ergenekon’un “yeniden yapılanma” planında istihbaratın tarihi anlatılırken, son derece ilginç isimlerden alıntılara baÅŸvuruluyor. İşte o bölümler:

"İstihbarat ve örgütlenme"

“İstihbarat -haber alma- oyunu, insanlık tarihinin en eski ikinci mesleÄŸidir. Bu oyunun kendine özgü kuralları ise; doÄŸası gereÄŸi, çok büyük bir hızla kendisini yenileme özelliÄŸine sahip olmasıdır.”

"Mısır'dan örnek"

“Günümüzden tam 5.000 yıl önce; Mısır’da Kral III Tutmois, kuÅŸatma altında tuttuÄŸu Yafa kenti hakkında ‘istihbarat’ toplayabilme amacıyla un çuvallarının içine gizlediÄŸi adamlarını kente yollamış olması tarih sayfalarındaki ilk örnektir. Kral III. Tutmosis, farkında olmaksızın ilk yasal istihbarat teÅŸkilatını kurmuÅŸtu. İnsanlık onun bu alandaki baÅŸarılarını Mısır hiyeroglif tabletlerinden öğrendi. Ve istihbarat, toplayan elemanlar literatürlerde ‘casus’ ve ‘ajan’ tanımlamasıyla anılır oldular.”

"Hz. Musa'dan alıntı"

“Hz. Musa, ‘Gidin ve ülkede gerekli araÅŸtırmayı yapın’ der. İnsanlık tarihi açık ve net bir biçimde ortaya koymaktadır ki; ulusların “geliÅŸim” saÄŸlayıp “güç” elde edebilmesi istihbaratla, yani “bilgi” ile saÄŸlanabilmiÅŸtir.

Tarihin ilk atlı göçer toplulukları arasında önemli bir yer edinmiÅŸ olan Tatarlar, uzun yıllar bozkırların tek hakimi olmayı baÅŸarmışlardı. Kuzey Avrupa’da kiliseleri dolduran Hıristiyanlar, “Tatarlar’ın gazabından kurtar bizi Tanrım” diye, dua eder olmuÅŸlardı. YerleÅŸik düzene geçememiÅŸ bu atlı göçer topluluk, kendilerini asla yerleÅŸik toplumlardan aÅŸağı görmemiÅŸti. Ne var ki; okur/yazar deÄŸillerdi (!)”

"Cengizhan'ın gücü"

“Cengiz Han’ın büyük bir general olarak ün kazanmasının temelinde hiç kuÅŸkusuz ki; düşmanlarına oranla daha fazla risk almış olması, gücünü 10’arlı grup sistemine baÄŸlaması ve tüccarlardan oluÅŸan bir istihbarat örgütü kurmuÅŸ olması yatar. İstihbarat sanatına bunca önem veren Cengiz Han, aleyhte casusluk faaliyetleri için de kaçınılmaz olarak ölüm cezası getirmiÅŸtir.”

"Ergenekon'un istihbaratı"

“21. Yüzyılda Ergenekon’un resmi istihbarat kuruluÅŸlarının yanı sıra, legal ve illegal örgütlenmelere karşı mücadele etme zorunluluÄŸu ile karşı karşıya kalacağının bilinmesinin yeterli olamayacağı açıktır. 20. yüzyıl istihbarat faaliyetleri “klasikleÅŸmekle” kalmayıp “köhneleÅŸmiÅŸ” olacaktır. Ve bugün; bu köhneleÅŸme sürecinin sonuna varıldığından, önümüzde çok az bir zaman kalmıştır. Ergenekon, faaliyetlerini yeni ve geliÅŸmiÅŸ yöntemlerle sürdürmek zorunda olduÄŸu gibi, kaçınılmaz olarak faaliyet alanlarını da geliÅŸtirmek zorunluluÄŸu ile karşı karşıyadır.”

"Gizlilik ön koşuldur"

“SaÄŸlıklı ve güçlü bir istihbarat örgütü, ülkesinin bağımsızlığına yönelik iç ve dış tehditleri önceden tahmin edebilir ve önleyebilir. Ülkenin ekonomik ve sosyal kararlılığının istikrarını saÄŸlar. Bunları baÅŸarabilmesi için ise; gizlilik ön koÅŸuldur. Enformasyon gizliliÄŸinin çok kritik olduÄŸunun bilincine varılabilmesi çok büyük önem taşır.”

"İletişim güvenli değil"

“İletiÅŸim aÄŸları ulusal olmaktan çıkıp çok uluslu ticari kuruluÅŸların kontrolüne geçtiÄŸinden ötürü, istihbarat örgütleri için güvenli olmaktan çıkmıştır. Uydular aracılığı ile yerkürenin herhangi bir yerinde, sokaktaki bir insanın yüzünün belirlenebildiÄŸi, izlenebildiÄŸi bir dünyada gizlilik prensipleri çok daha büyük önem kazanmıştır.”

"Mossad'ın başarısı sırrı"

“Uluslararası ticaret, bankacılık, Web TV (Internet) ve uydu sistemleri dünyayı giderek daha çok küçültmeyi sürdürürken, “güvenlik” sorunu büyümüştür. 20. yüzyılın en baÅŸarılı istihbarat örgütleri arasında yer alan MOSSAD, baÅŸarısının sırını elde ettiÄŸi enformasyonu paylaÅŸmamasına borçlu olduÄŸunu çok geç fark edebilmiÅŸtir. MOSSAD, diÄŸer istihbarat örgütleri ile dayanışmaya yönelip’ enformasyon’ paylaşımına yönelince, ajanları yakalanmaya baÅŸlamış ve baÅŸarısız operasyonlara imza atmak zorunda kalmıştır. Buna benzer örnekler incelendiÄŸinde, enformasyon paylaşımının çok zorunlu hallerde dahi olabildiÄŸince azıyla geçiÅŸtirilmesinin önemi kendiliÄŸinden ortaya çıkmaktadır.”

"Enfermasyon satın alınmalı"

“İstihbarat örgütleri serbest ve açık bir iÅŸbirliÄŸi politikasına sahip olsalar bile, temel amaçları gereÄŸi düzenli bir biçimde aleyhte faaliyet gösterecekleri unutulmamalıdır. Bu noktada: “satılık enformasyon”ların, ne denli tehlikeli sonuçlar yarattığının tarih sayfalarında pek çok örnek ortaya koyduÄŸuna dikkat çekmek isteriz. Çok gerekli ve zorunlu hallerde enformasyon satın almanın yararlı ve kaçınılmaz olacağı da bilinmektedir. Ancak, enformasyon satıcısı ile ideolojik prensiplerde uyum aranması zorunluluÄŸu vardır. “

"Hedefte entellektüeller de var"

Ergenekon belgesinde, “21. Yüzyıla girerken dünyada istihbarat ve örgütsel yapılanma ile faaliyet alanlarının önemi” baÅŸlıklı bölümde, “Ergenekon, TSK’nın deÄŸerli personeli dışında entelektüel ve her meslekten seçkinlerin de içinde yer alacağı ‘sivil’ personelden yararlanacağı” vurgulanıyor. İşte “Genel” ve “Örnekler” baÅŸlığıyla verilen belgedeki çarpıcı bölümler:

"Biz entellektüellerden yaralanamadık"

“Türkiye Cumhuriyeti Resmi istihbarat Kurumları; bilim, düşünce kültür, sanat ve eÄŸitim alanlarında yetiÅŸkin insan kaynaklarından yararlanmamıştır. Yararlanmayı da gereksiz görmüştür! Oysa ki; 2. Dünya Savaşı sonrası 1940’lı yıllarda, Abdül Nasır’ın istihbarat Åžefi Salah Nasır, bir gazeteciden yararlanarak kurduÄŸu ‘Siyasi Kalem’ adlı gizli bir örgüt sayesinde tam 412 sanatçı ve aydından karşı casusluk faaliyetlerinde yararlandığı bilinmektedir.”

"Yabancılar yararlandı"

“Resmi istihbarat kuruluÅŸlarımızın entelektüel çevrelere bakış açısını bilen yabancı istihbarat örgütleri ise; bu kontra bakış açısından yararlanmayı bilmiÅŸ, rejim tarafından dışlanıp horlanan entelektüel çevrelerin etkin portrelerinden çok olumlu bir biçimde yararlar saÄŸlamıştır. Bu gerçek günümüzde de sürüp gitmektedir. Bu nedenledir ki, ülke insanımızın benimsemediÄŸi pek çok aydın, dış ülkelerce en büyük ödüllerle onurlandırılarak, bir anlamda Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı örtülü bir biçimde dokunulmazlık zırhına büründürülerek, muhalif unsura dönüştürülmektedirler.”

"Ergenekon da yaralansın"

“Son derece yararlı, etkin ve düşsel yaratıcılık anlamında bitimsiz, eldeki mevcut pozitif avantaj; dış istihbarat unsurlarının sonuna deÄŸin yararlanabildikleri, -hatta ölümlerinden sonra bile- dezavantaj sonsuzluÄŸuna terk edilmektedir. Türkiye’nin 21. yüzyılda entelektüel birikimli, yaratıcı, güvenilir insan kaynaklarından istihbarat çalışmalarında yararlanması gereÄŸi kaçınılmazdır.”

"Bir kişi Almanları bozdu"

“ÖrneÄŸin: 1964 yılında ölen İngiliz Deniz Kuvvetleri’nin 17/F kod adlı haber alma ajanı Ian Fleming, gerçek bir entelektüel idi. SavaÅŸ yıllarında Londra’nın göbeÄŸinden yaptığı radyo yayınlarıyla, unutulmaz ‘Kara Propaganda’ örnekleri sergileyerek Alman ordularının moral deÄŸerlerini çökertmeyi baÅŸarmış ve bu yolla 2. Dünya Savaşı’nın sınırlarını zorlamıştır. “

"SSCB sporcuları ajan olarak kullandı"

“Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler BirliÄŸi, DoÄŸu Bloku ülkeleri ile pek çok Batı ülkesi, entelektüelleri ile sporcularından istihbarat alanında sonuna deÄŸin yararlanmayı bilmiÅŸtir. İstihbarat sanatı, akıl gerektirir. Bu nedenle de yalnızca saÄŸduyu ve mantık kuralları içinde iÅŸleyemez.”

"Entellektüeller pamuk gibidir"

“Entelektüel insan yapısı derinlerde kök salmış akıldışı, duygusal ve yaratıcı bir çekirdeÄŸe sahiptir. İnsan aklının özellikleri olan bilinç, bellek, yüksek duygu ve düşsel yaratıcılık; yaradılışında var olan deÄŸil, sonradan öğrenilerek elde edilen becerilerdir. Entelektüeller, bu nedenle her an patlayacak bir yanardaÄŸ gibi görünseler de içten içe yanarak küle dönüşen yumuÅŸak bir pamuk gibidirler.

Ergenekon, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin deÄŸerli personeli dışında entelektüel ve her meslekten seçkinlerin de içinde yer alacağı “sivil” personelden yararlanmakla karşılaÅŸtığı ve bundan sonra karşılaÅŸacağı en önemli sorunların üstesinden gelmekte güçlük çekmeyecektir.”

"En tehlikeli grup onlar"

“Güçlü istihbarat örgütleri için en tehlikeli görünen grup entelektüel kesimdir. Bağımsız ve liberal eÄŸilimli olan bu “düşsel yaratıcı” kiÅŸilikler, çok boyutlu düşünebilme yeteneklerinden ötürü enformasyon bulmacasının en küçük bir mozaik parçacığından rahatlıkla tablonun bütününü görüp saptayabilirler. Kamuoyunu en çok ve kolaylıkla etkileme becerisine sahip oldukları için, istihbarat örgütleri tarafından ciddi biçimde kontrolde tutulmak istenirler. Bunun yanı sıra bu çevre, istihbarat toplama açısından da çok zengindir. Entelektüel kesimden kazanılacak olan elemanlar, kazanışların yanı sıra, diÄŸer istihbarat örgütlerinin çalışma sahasını büyük ölçüde daraltacak bir giriÅŸimdir.”

"Ergenekon kara propagandada doyum noktasına ulaşmtır"

Planın “DeÄŸerlendirme” bölümünde dış istihbarat birimlerine karyı kontra operasyonların düzenlenmesi ve Ergenekon’un “imajı”na yönelik ifadeler yer alıyor.

"Kontra operasyonlar"


“Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde faaliyet göstermekte olan “Ergenekon”un yeni bir yapılanmaya yönelme zorunluluÄŸu ve gereksinimi vardır. 21. Yüzyılda çok daha aktif çalışmalar içinde olacak olan dış istihbarat birimlerinin operasyonlarına karşı kontra operasyonlar düzenleyebilmek, faaliyetlerini engelleyebilmek ve bağımsızlığın korunabilmesini saÄŸlayabilmek için istihbarat faaliyetlerini sürdürebilmek için yeni yapılanma ve yeni personel ihtiyacı olduÄŸu gerçeÄŸi kaçınılmazdır. Bunların yanı sıra yeni çalışma yöntemleri geliÅŸtirilmesi esastır.”

"‘Kara propaganda"

“Ayrıca Ergenekon ‘un kamuoyundaki imaj ve düşünce deÄŸiÅŸiminin saÄŸlanması zorunluluÄŸu vardır. Kamuoyu kafasının karıştığı, içinden çıkamadığı, mantıklı ve tatmin edici açıklamalar alamadığı zamanlarda geliÅŸen her olay karşısında Ergenekon sözcüğünü anımsayıp, dehÅŸete kapılarak içten içe Ergenekon sözcüğünü yinelemektedir. Bu durum kamuoyunda moral çöküntüsüne neden olmakta, toplumda gelecek endiÅŸeleri belirmektedir. Bu gerçeÄŸi gören kötü niyetli çevreler ise; Medya kuruluÅŸları içindeki yandaÅŸlarından yararlanarak Ergenekon aleyhinde ‘Kara Propaganda’ yürütebilmektedirler. Bu noktada, ‘Kara Propaganda’nın yararlarını görmezden gelemeyiz. Ancak, Ergenekon, ‘Kara Propaganda’nın saÄŸlayacağı yararlılıkta doyum noktasına ulaÅŸmıştır. Bundan sonrası negatiftir.”

Ergenekon’un temel belgesi 10 

“Kürtleri ve kurtları daÄŸdan indirelim”

Ergenekon Meclis’te iktidar ve muhalefeti birbirine düşürdü ama MHP ve DTP’li milletvekillerinin hoÅŸ sohbetlerini engelleyemedi. Bu sohbetlerden MHP’li Hasan Özdemir ile DTP’li Nuri Yaman, ‘DaÄŸdaki bozkurtlarla Kürtleri indirmekte’ anlaÅŸtılar

TBMM’de uyuÅŸturucu bağımlılığı ve kaçakçılığının nedenlerini belirlemek üzere kurulan AraÅŸtırma Komisyonu’nun üyelerinin katıldığı geziye MHP’den Gaziantep milletvekili Hasan Özdemir, DTP’den ise MuÅŸ milletvekili Nuri Yaman katıldı. İki gün süren gezide en renkli sohbetler yine MHP ve DTP’li vekiller arasında yaÅŸandı.

40 yıl öncesinden tanışan DTP’li Nuri Yaman mülkiye müfettiÅŸiyken, MHP’li Hasan Özdemir baÅŸkomiser olarak görev yapmış ve uzun yıllar aynı bakanlıkta görev yapan bu iki milletvekilinin yolları zaman zaman kesiÅŸmiÅŸ.

"Zerdüştlükten geliyoruz"

Zaman zaman birbirlerine karşılıklı bozkurt ve zafer iÅŸareti yaparak selamlaÅŸan bu iki milletvekili, sohbetlerinden birinde Kürt sorununun çözümü konusunu da konuÅŸtu. Milletvekillerinin anlatımına göre, MHP’li Özdemir, “Kürtler Türk’tür” deyince Yaman, “Kürtler Türk deÄŸildir” dedi. Özdemir, görüşünde, “Türkler Turanidir. Kürtler de onların boyudur. Ben de Barak’ım. Baraklar da Turani ırkındandır” diye ısrarlı olunca, Yaman da, “Türkler Turani ırkındandır, Kürtler Ari ırkındandır. Ama biz aynı coÄŸrafyada birlikte yaÅŸamış uluslarız. Bizim kültürümüz, dinimiz farklı. Siz Åžamanizm’den geliyorsunuz, biz Zerdüştlük’ten” diye karşı görüşünü anlattı.

Bunun ardından Yaman, Özdemir’e, PKK’lıları ve DoÄŸu ve GüneydoÄŸudaki daÄŸlarda PKK’lılarla mücadele eden, tabancalarının kabzalarındaki üç hilalli çıkartmalar ve yaptıkları ‘bozkurt’ iÅŸaretiyle anımsanan güvenlik güçlerini kastederek, “DaÄŸdaki kurtlarla Kürtleri indirelim” önerisinde bulundu. Özdemir de “Tamam birlikte indirelim” dedi.

"DTP, Bahçeli'den randevu istedi"

Yaman, “Genel BaÅŸkanınız Devlet Bahçeli de benim gibi Türk-Kürt kardeÅŸliÄŸini düşünüyor. Birlikte daÄŸdaki kurtlarla Kürtleri indirelim. Sen benim Bahçeli ile görüşmemi saÄŸla” dedi. Özdemir, Bahçeli’nin olaya yaklaşımının farklı olduÄŸunu ancak karşılıklı saygı ve sevgi içinde sorunların çözülebileceÄŸini söyleyerek Bahçeli ile görüşmesini saÄŸlayacağı sözü verdi. 


 
İlgili Linkler

İlgili Yazılar


İlgili haberler