kEditor - Yazılar / Makale / Bilgi ve bilim ahlakı

http://www.keditor.com/yazilar_290.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

Bilgi ve bilim ahlakı


Gülbahar Köker

Bilgi ve bilim ahlakı - Gülbahar Köker “Bilgi güçtür”

Bilim bilgidir, ama her bilgi bilim değildir. Bilimsel olmayan bilgi, dağınık ve sistemsizdir. Fakat zamanla doğruluğu deneylerle kanıtlanmış bilgiler, veriler yığını değil de bilimsel bilgi olabilir.

Artık toplumların bilgiye sahip olma ve onu kullanma biçimleri, gelişmişliğin ölçütlerinden biri olarak önem kazanmaya başlamıştır. Fakat burada kastedilen edilgen (pasif), sadece sahip olunan bilgi, gerçekten ihtiyacı olan kişilere ulaştığında ve kullanılır olduğunda gerçek bir güç haline gelir. Yoksa ham, işlenmemiş bilgi işe yaramayacağı gibi böyle bir bilginin kullanıcı elinde herhangi bir güce dönüşemeyeceği de açıktır.

Bilginin düzenlenmesi, gruplandırılması, analiz edilmesi yorumlanması gerekir. Bu şekilde işlenmiş veri, artık bilimsel biçim kazanır.

Dünyada yoğun emek ve sanayi aşamalarından sonra, özellikle 20. yüzyılın son çeyreğinden itibaren bilgi, yoğun bir döneme girmiştir. "Kapitalizm” ya da “kontrollü devrim” olarak da adlandırılan bu sürecin en temel özelliklerinden biri, bilginin edinilmesi, işlenmesi, depolanması ve dağıtımının kazandığı aşamadır. Bunda bilgisayar ve bilgi teknolojisi devriminin büyük etkisi olmuştur.

Mesajların bir yerden bir yere daha önce kullanılan tekniklerden milyon kat daha hızlı iletilebilmesine olanak sağlayan iletişim teknolojisi, ikincisi nükleer teknoloji, sonuncusu ise bilgisayar teknolojisidir.

Bilgi teknolojileri, başka teknolojilerde görülmedik bir biçimde bireyin yaşamını ve dolayısıyla toplumun yapısını, bir devrim niteliğinde etkilemeye başlamıştır. Artık hem gelişmişliğin, hem de gelişmenin en önde gelen göstergelerinden ve itici unsurlarından biri bilgi teknolojilerine sahip olmak önemli hale gelmiştir. Bunun yanında, yalnızca ülkeler değil kurumlar içinde aynı ölçüde sağlıklı ve kolay erişilir bilgiye sahip olmak büyük avantaj kazandıran bir husus olmuştur.

İnsanlığın günümüz çağındaki teknik düzeyini göz önünde bulundurursak, toplumun yaşadığı sorunlar çözümsüz değildir. “20. yüzyıldaki tüm gelişmeler, özcesi mekanik, elektronik ve nükleer teknikte yaşanan devrimin ekonomik, sosyal, siyasal ve askeri sonuçlarını hesaba katmayan hiçbir teorik çözümleme yaşanılan dönemi doğru değerlendirmez.”

Bilginin bu kadar serbest dolaşımı, sistemlerin siyasal konjonktürünü zorlamaktadır. Sınıflı toplum gerçeğinin ve devletin egemenliğinin bu kadar tartışılır hale gelmesi, toplumun artık kendi kendini yönetebilir düzeyini ortaya çıkarmıştır.

Bu noktadan yola çıkarsak, iletişim teknolojisinin olağanüstü değiştirici bir rol oynadığı açıktır. Bilgili topluma doğru yöneliş, hiçbir dönemle kıyaslanmayacak kadar hız kazanmıştır.

Eksik kalan bilim ahlakı, egemen güçler tarafından istendiği gibi çarpıtılmaktadır. “Günümüzün çokça kullanılan tanımlarından ‘bilgi çağı’, henüz kendi toplumsal biçimini yaratmamıştır. Kaldı ki, bilimin kendisi de sürekli gelişme halinde olan bir olgudur. Bununla birlikte bilim ahlakı, henüz ilke düzeyinde bile belirlenmiş değildir.

Teknolojinin toplumlara kazandırdığı bilinçlenme, sivil toplumun her gün biraz daha güçlenmesine yol açıyor. Nasıl ki teknik, ilk çıkışında egemen güçlerin elinde olduğu için toplumun bilinçlenme düzeyi zayıf kalmışsa, çarkın tersine döndüğünü düşünürsek, bilimsel tekniğin halkın hizmetine girmesi, örgütlenen ve bilinçlenen halk gerçeğini ortaya çıkaracaktır.

Her ne kadar sınır tanımayan bilimsel-teknik devrim, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde yaşadığı ağır sorunlardan dolayı iki büyük dünya savaşına yol açtıysa da, bu savaşlardan sonra gelişen bilimsel-teknik devrim, burjuvazinin ihtiyacına göre biçimlenmiş ve halkların sorunlarını görmezlikten gelmiştir.

Sömürüye dayalı gelişen bilimsel-teknik devrim, insanın doğayla karşı karşıya gelmesine yol açmış, hiçbir kuralı tanımayan kapitalizm tüm sorunların kaynağı haline gelmiştir.


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili Yazılar





 Yukarı çık