kEditor - Yazılar / Makale / Kürtler, Bejan Matur ve Taha Akyol'u birleştirdi

http://www.keditor.com/yazilar_291.html


Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

Kürtler, Bejan Matur ve Taha Akyol'u birleştirdi


Doğan Durgun / Gündem Online

Kürtler, Bejan Matur ve Taha Akyol'u birleştirdi - Doğan Durgun / Gündem Online 'Güngören bombacıları yakalanmış mış.' Bakan Beşir Atalay öyle diyor. 'Her şey bütün detaylarıyla ortaya çıkarılmış, bombayı koyan yakalanmış, bölücü terör mensubuymuş' tarzında bir açıklamama (pardon açıklama) yapan bakan, nedense soru sorulmasına fırsat vermeden, salonu terk ediyor. Üstelik polis sorgusunu, kesin sonuç olarak sunuyor, çok demokratik(!) bir ülkemiz olduğunu hatırlatıyor bize. Sonrasında, gözaltına alınanların susma haklarını kullandıklarını ve bombalamayla ilgileri olmadıklarını avukatlarının açıklamalarından öğreniyoruz. Bombalamayı bizzat koyduğu söylenen ve birkaç ay öncesinde Kandil'den giriş yaptığı açıklanan şahıs, meğer yıllardır İstanbul'da tekstil atölyesinde çalışıyormuş. Ücret bordrosu bunun en büyük kanıtı. O halde, AKP'nin kapatılmamasının hemen arkasından, Bakan'ın ortada somut hiçbir şey yokken böyle bir açıklama yapmasını neye yormalıyız?

Bir önceki yazıda yazmıştım; bombalamalar ile bir yerlere mesaj verildi, mesaj anında gerekli taraflarca alındı. Anlaşılan o ki, AKP mesajı çok net almış. İşin bir başka ilginç yanı, olağan şüpheli adresler bulmakla zaman geçirmek yerine, gündemin tam da orta yerinde bulunan Ergenekon'a kimsenin bakmıyor oluşu. Beşir Atalay'ın eylemi yaptığını iddia ettiği adresin bombalamayı yaptığına birkaç isim hariç, kimse inanmıyor ama yapması kuvvetle muhtemel adrese de kimse bakmıyor, bakmak istemiyor. Henüz yüzleşme cesaretimizin, hesaplaşma kültürümüzün ve buna uygun birikimimizin olmadığının bir göstergesi bu ikircikli tutum.

Zamanında birçok hukuk dışılık yaşandı. Bugün, zamanında yaşanan bu trajedilerin sorumluları ortaya çıkıyor. Güngören bombalaması hemen aydınlatılmalı, susmayı tercih edenler, suç ortakları olma payesini kazanacaklardır. Yanlış hedef gösterenler, gerçeği görmeye cesaret edemeyenler, günü geldiğinde hesap vermek zorunda kalacaklardır. Bu ülkenin insanları yeni yalanlarla, hedef saptırılmalarla artık uyutulamayacağını gösteriyor. Son olayla birlikte, insanlar gözlerini kapatıp, söylenen hiçbir şeye sorgulamadan inanmayacaklarının ipucularını veriyor. Beş yıl sonra, 'onlar yapmadı, aslında bunlar yaptı' laflarını duymak istemiyoruz. Halkı birbirine kırdırtacak yaklaşımların vebali çok ağır olur. Bu nedenle Güngören bombalamasının açığa çıkarılması için herkes üzerine düşeni yapmalı.

Birçok web sayfasında, bombalama ile ilgili Atalay'ın yaptığı açıklamaya dair yorumlara baktım. Herkeste haklı olarak bir kuşku var. Sıradan insanlar, olaya kuşku ile bakarken, liberal aydın diye kendini tanımlayan Taha Akyol ve Fethullah Gülen'in gazetesi Zaman'ın yeni prensesi Bejan Matur, balıklama dalıyor içi boş açıklamaya.Bejan Matur ve Taha Akyol

Şair olarak bildiğimiz Bejan Matur, bir süredir Zaman Gazetesi'nde Kürt kadrosunda istihdama başlamış, hayırlı olsun. Pazarcıklı, Alevi ve Kürt kızı olarak dünyaya gelen Matur, Zaman'la birlikte yeni yolculuklara çıkmış durumda. Son yazısına baktığımızda, Gülen'in kendisini Zaman'da niye istihdam ettiğini çok iyi görüyoruz. Son yazısının başlığı 'Bir Kürt muhalefeti hemen şimdi'. Yazının başlığına bakıp, Matur'un DTP'nin daha aktif muhalefet yapmasını istediğini zannetmeyin. Bakın ne diyor Bejan Matur yazının girişinde:

"Güngören bombacısı PKK'lı çıktı. Gazetelerin verdiği haber bu... Bakan Atalay detayları vererek açıklıyor; bombalamayı PKK yaptı diye. İçimden şükrediyorum; eğer öyleyse iyi ki patlamanın olduğu ilk gün açıklanmadı bu bilgi. Kürtlerin, Türklerin bu ülkede yaşayan, bir kalp taşıyan herkesin kanının donduğu o saatlerde herkesin öfke ve çaresizlikle etrafında bir neden, bir sorumlu aradığı saatlerde iyi ki açıklanmadı bu bilgi. Teselli bulacağımız tek yer burası çünkü. Bir cinnetin eşiğinden hepimizi koruyan tek yer. Faillerin kimler olduğu konusundaki açıklamanın günler sonra gelmesi; bilerek mi geciktirdiler? Sanmam. Sonuçlara ancak ulaşılmış olmalı. Ama bildikleri halde açıklamayı özellikle geciktirmişlerse bunu topluma karşı duyulan sorumluluğun önemli bir göstergesi olarak okumak gerekiyor."

Bakan'ın yaptığı açıklamanın doğruluğunu sorgulamıyor Matur. Söyleneni olduğu gibi kabul etmekle kalmıyor. Somut veriler olmadan, işin bittiğini söyleyen Atalay ve hükümetine şükrediyor. Açıklamayı geç yaptıklarından dolayı minnet duyuyor. Anlaşılan Bejan Matur, AKP iktidarına o kadar güveniyor ki, Güngören'deki bombalamayı AKP istese ilk gün öğrenirdi demeye getiriyor ve hatta ihtimal dahilinde ilk gün öğrenmiş olabileceklerini ve buna rağmen hassasiyetle açıklamayı geciktirdiklerini düşünüyor, hisleniyor, gözleri nemleniyor.

Matur'a onlarca olaydan sadece küçük bir örnek hatırlatmakta fayda var. Yaklaşık üç yıl önce Mersin'de bayrak yakılmıştı, hükümet ilk günden adresi belirlemişti, şaşmaz adresti bu. Şimdi Ergenekon çetesinin marifetlerinden biri olduğunu öğreniyoruz. Sayın yazar, hangi ülkenin yakın tarihi hakkında bilgi sahibi bilemem ama Türkiye'nin yakın tarihi hakkında hiçbir bilgi kırıntısına sahip değil. Eğer bilgi sahibiyse bu daha da kötü, demek ki Matur, bilerek dezenformasyona katkı sunuyor. Hatırlatmak gerek, bir yazar olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmalı. Olaylara şüphe ile bakmalı, balıklama dalmamalı. "Yazar değil, şairim" diyorsa da, bir çift söz söylemeliyim: "Bir şair, hayatı kendi vicdanında yargılar, vicdanı olmayanınsa yazacak şiiri olmaz."

Yanılmıyorsam bir İngiliz filozofunun sözüydü: "Bir kişinin kurduğu bir cümlede ama varsa, ama'dan önce söylediklerinden samimiyet beklemeyiniz." Bu yaklaşım ülkemizde genel bir söylem. Mesela, "DTP kapatılmasın ama onlar da kapatılmayı hakkediyor kardeşim" tarzı sözleri duyar, cümleleri okuruz. Bejan Matur da yazının son bölümünde bu sığlığa bırakmış kendini. Bakın nasıl bir sığlıkmış:

"Bu süreçte en büyük sorumluluk yükünü omuzlayacak olan DTP'nin kapatılması ihtimali çok ciddi bir handikap. Çünkü ancak DTP tabanından çıkacak bir muhalefet anlamlı ve etkili olur. DTP'yi kapatmayı düşünenler meselenin bir de bu yanından baksalar keşke..."

Matur yazının sonunu mesaj kaygılı bitirmiş. DTP'yi kapatmayın, onları kapatırsanız bölemezsiniz, bölmenin tek yolu, DTP'yi açık tutarak yıpratmak. Çünkü, birçok parti kuruldu, Kürtler onların dışında kimseye prim vermiyorlar. 'En iyisi DTP içinden, işimize gelecek bir kırılma yaratalım' gibi stratejist yaklaşımlarla, kendine göre parlak bir finish yapmış.

Bakan'ın açıklamalarına balıklama dalan diğer kalem ise Milliyet'ten Taha Akyol. 12 Eylül öncesinin ülkücü teorisyeni olan Akyol'un o dönem yaşanan birçok acıdan dolaylı ve direk sorumluluğunu hatırlatmak gerek. Salı günü, gazetemizde Ragıp Zarakolu kendisine gereken yanıtı vermişti. Ama Akyol bir sonraki yazısında, hiçbir şey olmamış gibi yaptığı saçmalıkları savunmaya devam etti, hatırlatalım:

"Delillerden hareket eden bir tartışma normaldir. Mesela Taraf gazetesi 'bombacı' Hüseyin Türeli'nin beş yıldır düzenli olarak mahallede oturduğunu yazdı, ücret bordrosunu yayımladı. Demek ki Kandil'de eğitilip Türkiye'ye gelmiş olamazdı. Öyleyse bu vahşetin sorumlusu PKK'dan ziyade 'başka bir senaryo' olabilirdi... Olaya ilişkin maddi bulgulara hiç bakmadan, sadece 'siyasi gündem'e bakarak, patlamayı 'gündem ayarlı bomba' diye niteleyerek, gündemdeki Ergenekon'a bağlamak! Hatta bazıları bu olayı 'büyük başkentlerin' yaptığını falan bile yazdılar. Evet, Taraf'ın yayımladığı belgeler 'bombacı' Hüseyin Türeli'nin hiç Kandil'e gitmediğini kanıtlıyor. Ama zaten onun hakkındaki suçlama, sadece bombayı yerleştirmek ve diğer arkadaşlarının yardımıyla patlatmaktı! İçişleri Bakanı Beşir Atalay da açıklamasında 'bombayı bizzat kullanan' deyimini kullanmıştı."

Taraf Gazetesi'nin bu konuya sorumlu yaklaşımını eleştirip, Beşir Atalay'ın ne dediği anlaşılmayan açıklamasının boşluklarını devlet memuru gibi doldurmaya kalkıyor. 'Ergenekon veya başka birilerinin işi olabilir' diyenlere, 'maddi bulgulara bakın' diyor. Sormak gerekiyor, bu maddi bulgular nelermiş, kimden öğrendiniz? Siz ve Bejan Matur'dan başka bu maddi delilleri kim biliyor? Ömrünü Kürt legal siyasetinde bölünme yaratmaya vakfetmiş bu yazarın maskesi bu olayla iyice açığa çıktı.

Yaygın medyadan iki kişi 'Bakan ne dediyse doğru, eksikliklerini biz tamamlarız' diyor. Diğerleri söylenenlere inanmıyor ve adresi bildiklerinden susuyorlar. Şu hayatın öğrettiklerine bir bakın. Kürtlerden zerre kadar hazetmeyen biri ile bir Kürt kızı ortak bir yerde buluşuyor, ortaklaştıkları şey ise resmi hükümet sözcülüğü yazarlığı.

Yorumlar

Teşekürler


Sayın Durgun, özellikle Bejan Matur'la ilgili yazdığınız yazı için teşekürler. Ben onun kuzeni olarak Bejan gibi camur bir kişiliğin ailemizden olmasından büyük utanç duyuyorum ki, tüm ailemiz bu durumdan artik tiksinti duyuyor!

Ayrıca şunu da belirteyim ki, biz insanlar eksiklerimizle de varız; Lakin bu edepsizliği ve onursuzluğu inanınki biz aile olarak kabul etmiyorsak, el dünden ona ret çeker. Sanırım yakın bir tarihte O bunun hesabını verecektir. (Babam derdi ki; İyilik insanda kalır, kötülükse geri döner ve onu bulur!)

Bejan hanım yada sizin deyiminizle ZAMAN`ın Prensesi! Birgün bunun hesabını Kürtlere ve ailesine verecektir. Böyle yazmaya devam edin, meslek hayatınızda başarılar.

Selamlar
17.08.2008, 10:55:46 | Misafir


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili Yazılar


İlgili haberler




 Yukarı çık