AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

Ve gidenlerin hepside bizden....


Metin Aydın / Kürt Vicdani Red İnsiyatifi

Ve gidenlerin hepside bizden.... - Metin Aydın / Kürt Vicdani Red İnsiyatifi Kara kuvvetleri komutanı Işık Koşaner, son yaptığı açıklamasında şunları söylüyor: "'Tek terörist kalmayıncaya kadar mücadele kararlılıkla devam edecektir." Ey paşa, bilmez misin bu kan kokan sözleri, ne ilk söyleyen sensin; ne de belkide son söyleyecek olan... Her gelen gideni mi aratacak? Gerçi gideninde ondan aşagı kalır yanı yoktu ki. Hiç not tutulur mu acaba, kaçıncı apoletli paşa, bu ezberi dillendiriyor? Neden kimse,''Ey paşa, bu sözler bize yabancı degil, bu kana susamışlık niye'' diyemiyor?

Kim veriyor sizin ellerinize rollerinizi?

Kime hizmettir, bu sözler? Ölümden kar sağlayanlar kimler..?

Hep ölümu ve öldürmeyi meşrulaştıran sözlerinizle bu ülke gittikçe yeryüzünün cehennemine dönmedi mi? Halen de efendilerinize sadıksınız, çünkü yeryüzünün cennetini; Mezopotamya'yı, Anadolu'yu korku imparatorluğuna döndürdünüz. Bağrında, insanlığa uygarlığı sunmuş olan bu topraklara, en büyük ihaneti yaptınız.

Sizler yüzlerce korumayla birlikte dolanırsınız, evleriniz her türlü güvenlik sistemleriyle donatılır, eşiniz çocuğunuz dahi hep ayrıcalıklı bir biçimde başkalarının hayatları pahasına korunur.

Sahi neden Türk ve Kürt halkının çocukları dağlarda vuruluyor? Ölen gerilla ya da asker, ne fark eder? Sonuçta onlar bizden değiller mi? Ey apoletli paşa, gölgesinden korkan paşa, bir gün elbet sorulmayacak mı bu sözlerin hesabı senden? Denilmez mi mücadeleye niye, kararlılık niye? Öldürmek istedikleriniz kimdi?

Sahi kim onlar; hain dedikleriniz, çapulcu dedikleriniz kimler? Düşman diye kimi işaret edersiniz? Varlığıyla size korku salanlar kimler? Neyin telaşındasınız, neden hep cafcaflı sözlerle "coğrafyamız, stratejik önemimiz, riskler, tehlikeler, ulusal çıkarlar, ülke bütünüğü" diyerek şiddeti meşrulaştırıyorsunuz? Neyi gizliyorsunuz?

İnsan yaşamından üstün hangi kavram vardır?

Dün Delil ve Zilan vuruldu, bugün ise Mehmet ve Ercan. "İki sizden, altısı onlardan" diye diye, insan yaşamının önemini sayısal rakamlarda arar oldular. Ama bir rakam, bir insan işte, birinin daha aramızdan kayıp gitmesine bir neden.

Ve gidenlerin hepside bizden...

Çatışmaların, operasyonların sonuçlarını maç sonuçlarına döndürdünüz. Sizden iki can gitse de, "onlardan yedi gitti" diyerek ne de olsa teselli veriyorsunuz degil mi?

Siz öndesiniz. İnsanların yaşamlarını sona erdirmeyi bir meziyet diye önümuze sürdünüz. Kahramanlar lazım size, halkınızı uyutmak için. Şimdi kahramanlığa soyunan belki de sensin. Kurtaracaksın değil mi ülkeni, 'terör' belasından? Bu arada, neden bela oldular da yakanıza yapışıyorlar..?

Resmi üniformalı katiller, yeryüzünün her tarafında var... Başkalarının katlini sevap sayıyorsunuz. Yüceleştiriyorsunuz. Herkesi kendinize benzeştirme çabasındasınız. Kanla yazdığınız tarihle, anlattığınız zulüm destanlarıyla, milleti daha ne kadar uyutacağınızı sanıyorsunuz?

Acıyı hiç hissettiniz mi? Cenaze törenlerinde akıttığınız timsah gözyaşlarınızı acıdan saymıyoruz, evlatlarınızı öğütüyorsunuz.

Erdem; Yoketmeyi, talan etmeyi insanların önüne sürmek degildir. Asıl erdem, gücüne rağmen yaşamı yüceltmektir.

Katillerin ne ırkı olur, ne cinsi, ne de rengi. Ölümü yücelten herkes katildir...

Seyirci kalıyoruz ölümlere, her ölüm bizden bir parça alıp götürecek. Her ölüm bizi özümüzden bir adım daha uzaklaştıracak, her ölüm insanlığımızı yaralayacak. Ve en kötüsü ise, ölümü kanıksamış, tepkisizleşmiş yığınlar...


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili Yazılar


İlgili haberler