AnasayfaspaceHaberlerspaceYazılarspaceForumspaceBilgilerspaceYazılımspaceLinklerspaceResimlerspaceSitemapspace
Bulunduğunuz bölüm:   Anasayfa / Yazılar / Makale

Yapmayın Efendiler, Yapmayın !..


Sadık Varer / Özgür Gelecek

Yapmayın Efendiler, Yapmayın !.. - Sadık Varer / Özgür Gelecek Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılması davasında, Ahmet Türk’ün yaptığı savunmayı okuduktan sonra haleti ruhiyemde bir ‘bozulma’ hissettim; üzüntüme biraz da öfke katmış olmalıyım!.

Öfkem, cansiperane bir çabayla Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılması için uğraşanlardan çok, kişiliksiz ve pısırık demokratlaradır.

Siyasal kimliğinde ‘demokrat’ yazan siyasetçi ve gazeteci zevatın yakın geçmişte AKP’nin kapatılması davası sürerken gösterdiği ‘cesaret ve ‘duyarlılık’la, Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılması davasındaki duyarsızlık ve pısırıklık hali, üzerine çokça söz gerektiren bir durumdur ya, asıl konumuz bu değil. Geçiyorum!..

Bu güne kadar, Kürt sorununun barışçıl yöntemlerle çözümünü amaçlayan kaç parti kuruldu, kaç parti kapatıldı; üç mü, beş mi?..

Şimdi de, büyük olasılıkla, Demokratik Toplum Partisi kapatılacak...

Kapatılacak, diyorum, çünkü Türkiye siyasetinin hal ve gidişine bakınca, aklıma ‘hayırlı bir sonuç’ gelmiyor.

Demokratik Toplum Partisi’nin savunmasını okuyan Ahmet Türk, 1876 tarihli Kanun-i Esasi ve 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile Kürtlerin durumunu ilişkilendirmiş. Kürtlerin, Anadolu Kurtuluş Mücadelesi’ndeki rollerinden ve de Mustafa Kemal’in Kürtlere yaklaşımından söz etmiş.
Mustafa Kemal Atatürk ve Dersim Mebusu Diyap Yıldırım - 22 Mart 1921
Yakın tarihi şu kadarcık olsun bilen her kesin katılabileceği bir gerçektir bu; Anadolu Kurtuluş Mücadelesi, bir dönem, Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkesiyle tam bir ittifak zemininde sürdürülmüş ve bu tarihsel ittifak, kendini, Büyük Millet Meclisi’nde ulusal kimliklerle ifade etmiştir. Bilindiği gibi, Büyük Millet Meclisi’nde yalnızca Türk değil, Kürt ve Lazistan Mebusları vardı ve 1921 Anayasası, Kürtlerle özerklik hukukunu düzenlemişti.

Buna, her durumda, “hayır, böyle bir şey yoktur!.” diyebilecek faşizan, cahil-cühela kesimleri saymazsak, kimse itiraz etmez.

Özerklik projesi üzerine kurulmuş Türk ve Kürt ittifakı 1924 yılına kadar sürdü. Bu tarihten sonra durum değişti.1924 Anayasası, Anadolu’da yaşayan bütün ulusları ‘Türklüğe davet’ ediyordu; artık, Kürt, Laz, Çerkes vesaire olmayacaktı; herkes Türk olacak, Türklüğü kabul etmeyenin başı ezilecek ve 1921 Anayasası’nda yer alan ‘Kürt vilayetleri ile nahiyelerinin özerkliği’ meselesi de unutulacaktı!..

Kürtler ‘itiraz’ ettiler. 1925’te, Şeyh Said Ayaklanması olarak bilinen Azadi Örgütü’nün ayaklanmasından bu yana onlarca ayaklanma ve çatışma gerekleşti, çok kan aktı, çok can yandı.

Nesiller boyunca, inatla sürdürülen baskıya ve asimilasyona karşın, ne Kürt Kürtlüğünden, ne Laz Lazlığından, ne de Çerkes Çerkesliğinden vaz geçti...

Demokratik Toplum Partisi, savaş yorgunu Kürt halkının barışçıl sesi olmaya çalışıyor. Neredeyse bir asırdır süren baskıya, aşağılanmaya ve büyük acılara rağmen düşmanlık kültürüne uzak duruyor, demokratik çözümler öneriyor ve bunun için taa 1921 – 1924 tarihlerine kadar gidip, Mustafa Kemal’li birinci meclisteki hukuki statüyü kabul edebileceklerini ifade ediyor...

Bu durumda, birinci meclis döneminin meşruiyetine saygılı olanların, Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılmasına da karşı olacakları umulur...

Ve fakat böyle olmayacak; ihtimal odur ki, Demokratik Toplum Partisi kapatılacak ve barışçıl Kürt siyaseti yine yasaklanacak...

Sonra ne olacak?.. Daha önceki örneklerde olduğu gibi, partinin adı değişecek ve büyük acılarla yaşamayı öğrenmiş Kürt halkı, bıkıp usanmadan tarihsel haklarını aramayı sürdürecek.

Yapmayın, efendiler!..Yapmayın; Anadolu’nun bu kadim halkına daha fazla eziyet çektirmeyin...

Anlayın artık; bu ‘iş’ yasaklarla ve kılıçla çözülmüyor…


Yorum yaz
Yorum gönderme yetkiniz yok
 
İlgili Yazılar


İlgili haberler